GÜNCEL
Giriş Tarihi : 26-01-2021 07:01   Güncelleme : 30-01-2021 09:30

" BETONLAŞMA HIZLA DEVAM EDİYOR.NE OLACAK BU BODRUM'UN HALİ"

Usta Gazeteci Necdet Buluz Bodrum'da Yaşıyor. Haftalık yazıları ile gazetemizde olacak ..İlk yazısını Bugün Yayımlıyoruz..Hoş Geldin Necdet Ağbey...

Bodrum’a bir de bu

pencereden bakalım…

 

Necdet Buluz

Duayen gazeteci ağabeyimiz Can Pulak geçenlerde Bodrum’un son durumunu sergileyen yazısını okuduk. Pulak, yazısında Bodrum’un 175 bine yükselen nüfusunun 400 bine yükseldiğini, yaşanan pandemi nedeni ile Bodrum’a gelenlerin İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir gibi illere geri dönmediğine değiniyor. Artan nüfusun da Bodrum’u kaldıramadığına dikkat çekiyor.Öncelikle ustamıza duyarlılığından dolayı teşekkür ediyoruz. Çok güzel ve önemli konulara değinmiş, adeta Bodrum’un fotoğrafını çekmiş. Başta Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras olmak üzere, tüm ilgililerin de dikkatlerini çekiyor.

BETONLAŞMA HIZLA SÜRÜYOR

Bodrum’un sorunları ve içinde bulunduğu durum bir makaleye sığacak kadar küçük değil. Bu nedenle biz, birkaç yazı ile bu durumu sizlerle yansıtmaya çalışacağız.Önce Bodrum’daki yapılaşmaya bakalım:Aras, Bodrum Belediye Başkanlığına seçildiğinde bize ve Bodrum halkına şu açıklamada bulunmuştu:

“Yapılaşmaya ve yeni imar alanlarının açılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.”Bugün Bodrum’a baktığımızda bugüne kadar görülmemiş bir yapılaşmanın hızla sürdüğünü ve yeni alanların da yapılaşmalara açılmakta olduğunu görüyoruz.

Bodrum’da deniz ve sahiller bitti, şimdi dereler tepeler yeni binalarla dolmaya başladı. Boş yer bırakılmıyor. Dağlar taşlar temizleniyor, yeni alanlar açılıyor. Neredeyse nefes alınamayacak hale geleceğiz.

Görüşümüz şu:
Bodrum, pandemi nedeni ile daha güvenli bir yer. Büyük şehirlerde yaşamaktan bıkanların ilk tercihi Bodrum oluyor. Bu nedenle ilgi fazla. Kiralar yüksek. Ev almak isteyenler de fazlalaşınca ev fiyatları da tavan yaptı. Bu nedenle yeni yerleşim alanları faaliyete başladı.Bu ilginin önüne geçilemiyor. Herkes bir başkasını suçluyor.

TRAFİK FELÇ DURUMDA

Gelelim trafiğe:

30 yıldır Bodrum’da yaşamaktayız. Bu yıl yaşanan trafiği bugüne kadar yaşamadık. 81 ilden araç var. Kuralara uyan yok Açıkça ifade edeyim ki, Bodrum’da trafiğe çıktığımda endişe ediyorum.Nedenine gelince:Bodrum’a dışarıdan gelen araçlar, kendi illerindeki sisteme göre burada araç kullanıyor. Bu da kargaşaya ve tehlikeye davetiye çıkarıyor. Bodrum’un yolları da artık bu trafik yükünü kaldıramaz duruma geldi.

Ağır vasıtaların, çimento dökme araçlarının, tır’ların normal saatlerde Bodrum trafiğinde ne işi var? Bunlar hiç mi kontrol edilmiyor? Bu nasıl bir anlayıştır? Bu araçlar için bir çalışma saati belirlemek bu kadar mı zor?

Gümbet, Bitez ve Ortakent’te trafik göbeklerden yapılıyor. Bu göbek sistemi daha önce Ankara’da da uygulandı. Yoğun trafik nedeni ile birkaç yıl içinde bu göbeklerden vaz geçildi. Bodrum’da da bu göbeklerin artık işe yaramadığını gözlemliyoruz. Yeni sistemlerin uygulanması kaçınılmaz duruma gelmekte biz de bu uyarıda bulunalım.

Muğla Büyükşehir’in ve Hükümetin bazı katkıları ile Bodrum’un altyapısına yönelik bazı çalışmalar var. Yeterli mi, kesinlikle hayır. Giderek nüfus yoğunluğunu gördüğümüz Bodrum’da bu altyapıların da zaman içinde yetersiz kalacağını söyleyebiliriz.

KARANLIK SOKAKLAR  KORKUTUYOR..

Bodrum’un ışıklandırılması ise neredeyse yılların sıkıntısı. Akşamları bazı yerleşim birimlerine girmek ve yürümek neredeyse imkansız hale gelmiş durumda. En hareketli bölgelerde bile ışıklar yetersiz durumda. Başıboş gezen köpekler de işin bir başka boyutu.Gece Otogarın etrafında gezinmenin bile neredeyse mümkün olmadığını söylersek şaşırmasınız değil mi?Zeytinlikler, mandalina ve limon bahçeleri elden çıkarılıyor. Her taraf taş yığınına dönüşüyor. Bu işin önüne geçilemediğini de üzülerek görmekteyiz.İşin bir başka boyutu da şu:
Yapılaşma için boş yer bulamayanlar, dere yataklarına kadar iniyor, buralarda binalar yapıyor. Aşırı yağışlarda buralarda facialar yaşanabilir. Daha önce yapılanların ne durumda olduğunu gördük.

Bodrum’un sorunları bu kadarla sınırlı değil. Bunları alt alta koyduğumuzda “Bodrum’daki durum içler acısı” diyebiliriz.

Bodrum’u yazmaya devam edeceğiz.