EĞİTİM
Giriş Tarihi : 01-01-2021 16:49   Güncelleme : 05-01-2021 18:49

EFSANE MİLLİ EĞİTİM BAKANI AHMET TEVFİK İLERİ’Yİ ANARKEN

EFSANE MİLLİ EĞİTİM BAKANI AHMET TEVFİK İLERİ’Yİ ANARKEN

 

SAMİ NOGAY

 

1950-1960 arasındaki Demokrat iktidarın efsane Milli Eğitim Bakanı A. Tevfik İleri’yi vefatının 59’uncu yılında rahmetle anıyoruz. Tevfik İleri 31 Aralık 1961 tarihinde ahrete intikal etti.

1911 yılında Rize’nin Hemşin kasabasında, Hafız Celal Efendi ve Fatma Hanım’ın evladı olarak dünyaya gözlerini açan Tevfik İleri, ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da kaymakam olan dedesinin yanında tamamladı. Ortaokulunu bitirdikten sonra, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girerek mühendis okulunu bitirdi. Öğrencilik yıllarından itibaren hareketli bir hayat süren Tevfik İleri, öğrenci faaliyetleri içerisinde aktif olarak yer aldı.

Öğrenciliğinin son yılında Milli Türk Talebe Birliği’nin başkanlığına seçildi. Gençliği peşinden sürükleyen bir yapısı vardı. Türkçenin daha yaygın bir şekilde kullanılması, yerli malına gerekli önemin verilmesi gibi amaçlarla miting ve gösterilerin yapılmasına, İstiklâl Marşı çalınırken ayağa kalkılmasına öncülük etti. 18 Mart günleri Çanakkale Şehitleri’nin anılması gibi gelenekler onun öncülüğünde başladı.

O vatan aşkıyla hep icracı görevler üstlendi. Adnan Menderes hükümetinin kabinesinde yer alarak memleketin birçok sorunu onun pes etmeyen azmiyle çözüme kavuştu. Birçok yol ve barajın temellerini atan, birinci Boğaziçi Köprüsü’nü yapım aşamasına kadar getiren, birçok üniversiteyi kuran da o oldu. Din derslerinin ilkokul müfredatına alınmasının, yirmi yıl aranın ardından imam-hatiplerin tekrar açılmasının altında hep onun imzası vardı. İleri, ayrıca anaokulları ve yatılı bölge okullarını açtı.

Oldukça cesur bir milli eğitimciydi, memleket aşkını hep hisseden, hissettiren bir kişilikti. Milliyetçiliği sözle değil, icraatla yaptı. Bakanlıkları döneminde gerçekleştirdiği icraatlarla din derslerini ilkokul programlarına soktu; din derslerinin okutulup okutulmama kararını velilerin seçimine bıraktı. Kapatılan İmam Hatip Liseleri’nin yirmi yıl sonra yeniden açılmasına öncülük etti. Ardından 20 Kasım 1959 yılında Yüksek İslam Enstitüsü’nün açılış töreninde yaptığı konuşmada dinin ilerlemeye engel teşkil ettiğini iddia edenlere cevap verdi ve bu iddianın milli tarihimizle çürütüldüğünü, Müslüman toplumların geri kalmışlığı konusunda da en mütekamil din olan İslamiyet’in hiçbir kusurunun olmadığını belirtti. Ona göre, İslamiyet’i medeniyete zıt göstermek en büyük haksızlıktı.

Parti toplantılarından birinde Trabzon ve Samsun’da bölge müdürlüklerinde bulunmuş birisinin CHP’li olmakla suçlanması üzerine İleri: “Beyefendi, şimdi aleyhinde konuştuğunuz zat benim mühendislik okulundan arkadaşım ve karakterini, ahlakını çok iyi tanıdığım mert ve bilgili bir insandır. CHP’ye mensup olabilir. Fakat resmi hizmet ve vazifesinde taraf tutmaz. Doğruluktan şaşmaz, değerli bir vatan evladıdır. Rica ederim, bir daha benim yanımda onun aleyhinde konuşmanızı istemem” diyerek partiliye kızgınlığını belirtti.

1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereğince “taşra medreseleri” kapatılmış, yerine 29 merkezde “imam hatip mektepleri” açılmıştı. Bu okullar dört yıllık ortaokul seviyesine denk tutulmuş, yeterli devlet desteği sağlanamadığından, altı yıl gibi süre içerisinde “öğrenci azlığı” gerekçesiyle 1930’da kapatılmıştı. Benzer şekilde Darü’lfünûn bünyesinde açılan İlahiyat Fakültesi de kapatılmıştı. Okulların kapatılması sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine başka bir okul açılmamıştı. 3 Ocak 1951’de dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri: “İmam Hatip Okullarının açılması zaruretine inanıyoruz. Çünkü Türk milletine hitap edecek, olgun, kültürlü hatip ve imamların yetişmesini arzu ediyoruz” sözleriyle İmam Hatip Okullarının açılacağının ilk sinyalini verdi. Bu süreç 10 Ekim 1951 İmam Hatip Okullarının (4+3) kurulması ile neticelendi. İlk İmam Hatip Okulları, 1951-1952 öğretim yılında, Özel Okullar Müdürlüğü’ne bağlı olarak, 13.10.1951 tarih ve 601 sayılı Müdürler Komisyonu kararı ile Ankara, İstanbul, Adana, Konya, Isparta, Kayseri, Maraş illerinde açıldı.

Bu okulların amacı dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri tarafından, “Medeniyet tasavvuru gelişmiş, vahyin aydınlığında, aklın ve bilimin öncülüğünde, hak ve hakikatin peşinden giden, insanlığa hizmet idealine sahip nesiller, müspet, münevver din adamı yetiştirmek” olarak ilan edilmiştir. İmam Hatip Okullarının ve mezunlarının sayıca artmasıyla 1959 yılında Yüksek İslam Enstitüleri açıldı. İnsanların dinî bilgi edinmelerinin ya da eğitimli kişiler yoluyla, insanların dinî bilgiye kolay yoldan ulaşmalarının hukukî ve pratik zemini de hazırlandı.

İmam Hatip Liseleri, modern dönemin ürünü olduğu için amaç ve programları da çağın ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmiştir. Nihayet, din eğitimi konusunda hayata geçirilecek uygulamaları tasarlamak üzere oluşturulan komisyon kararı ile “dini meselelerin sağlam ve ilmi esaslara göre incelenmesini mümkün kılmak, mesleki bilgisi kuvvetli ve düşünüşünde ihatalı din adamları yetişebilmesi için gerekli şartları hazırlamak” üzere 9 Mayıs 1949’da İlahiyat Fakültesi’nin açılması kararlaştırıldı ve aynı yıl ilkokulların 4. ve 5. sınıflarına isteğe bağlı din dersleri uygulamaya geçirildi.

Tevfik İleri 31 Aralık 1961 tarihinde vefat etti. Hemşin’de başlayan dünya sürgünü Ankara’da son buldu. Menderes’in idamına ancak 3 ay dayanabildi. Savunmasını, “Ölüm belki de kurtuluştur. Memleketin huzuru benim ölümüme ve hapishanelerde çürümeme bağlıysa kararınızı böyle verin. Memleketimin hayrı için buna da razıyım” sözleriyle bitirdi. 24 Eylül’de Kayseri Cezaevi’nden eşi ve çocuklarına elveda satırları yazarak sona yaklaşıldığını haber vermişti sanki: “Allah var. Büyük Allah var. Her şeyi görüyor, biliyor… Gerisi laf u güzaf. Yapılacak tek şey tebessüm etmektir. Size mal mülk, servet bırakmadım. Ama şerefli, namuslu, erkek bir ad bırakabildim. Hiçbir zaman başınız yere bakmayacaktır. Bununla müteselliyim, siz de bununla iftihar edeceksiniz.”

Efsane Milli Eğitim Bakanımız Ahmet Tevfik İleri’yi vefatının 59’uncu yılında minnet ve rahmetle anıyoruz.

2021 yılının milletimize, devletimize ve bütün dostlarımıza hayırlar getirmesini diliyorum.

Allah’a Emanet Olunuz.