SİYASET
Giriş Tarihi : 13-01-2021 18:00   Güncelleme : 15-01-2021 06:50

Erdem Noyan Yazdı...."Neden biz bu Kovid-19 sürecini iyi yönetemiyoruz"?

Neden biz bu Kovid-19 sürecini iyi yönetemiyoruz, neden bu konu da her kafadan ayrı ayrı sesler çıkıyor, hastalık bir biz ise bölük pörçük, bir bilen varsa gelsin beriye, halk çaresiz kime inanacağını, kime güveneceğini bilmiyor, fısıltı almış başını gidiyor, ilk günden beri nasıl geçmiş boşa zamanımız. Yazarımız Erdem Noyan, araştırdı yazdı, sonuç elde var sıfır..

 Erdem Noyan Yazdı....

Erdem NOYAN

 

Kafalar karmakarışık, her kafadan bir ses çıkıyor, vatandaşlar artık hangi bilim insanına güvenecek inanın bunu bile bilmiyor. Neden bu duruma düştük, nasıl kafalar bu kadar karıştı. Kovid-19 belasını iyi yönetemedik mi, günde 100’lerce ölüm vakası var, sağlık çalışanların ölüm oranı giderek artıyor.

Kovid-19’un kökünü kazıyacağına inandığımız aşı programı bile iyi yönetilemedi, bu konuda da her kafadan bir ses çıkıyor, ne kadar aşı geldi ne kadar daha aşı gelecek o bile tam bilinmiyor, bir ifadeye göre 5 milyon doz aşı geldi depolarda bekletiliyor, bir başka görüşe göre sadece 650 bin doz aşı geldi, Çin’den bir tık yok. Çin ile aramızda henüz  tam olarak bilinmeyen bir nedenle kriz’ mi  çıktı bu yüzden Çin taahhüt ettiği aşıları göndermiyor, oda bilinmiyor.

Sevgili okuyucular tabi kafalar bu kadar karışık ve her kafadan bir ses çıkınca vatandaş da kendi dedi koduları ile  krizi yönetmeye çalışıyor. Olmaz sevgili okuyucular bu kadar önemli konu, bu kadar can kaybına uğradığımız, Ekonominin bu kadar durağan bir duruma girdiği, işsizlik ve hayat pahalılığının bu kadar tavan yaptığı bir dönem de, kriz böyle yönetilmemeli.

Dünyada bir örneği olmayan topraklar üzerinde oturuyoruz, bakın bir tarafta denize girilirken bir tarafta tam olarak kış şartları hüküm sürüyor, böyle  başka bir ülke var mı, yani mutfakta her şeye sahibiz, elimizde mutlu olacağımız  her şey var ama helva yapmasını bilmiyoruz galiba.

Bakın kendi fısıltısını yaratan vatandaşlar, yönetime hangi teklif de bulunuyor, Şu andaki yönetim üç aylığına her şeyi durdursa, sadece tüm hane halkına ayda 2 bin lira karşılıksız yardımda bulunsa, zaten ekonomi çökmüş bundan daha da dibe gidemeyeceğimize göre, inanın bu tedbirler uygulansın, bir süre sonunda çıkışa geçeriz. Bunun için ayda 2 buçuk milyar Türk lirası yeterli, Cumhurbaşkanının dediği gibi o zaman pik yaparız. Bu süre içinde sadece Kovid-19 ile boğuşsak, yeteri kadar aşıyı en kısa sürede getirtsek, hiç beklemeden nüfusun yüzde 60’ını aşılasak inanın dibe vurduğumuz ekonomimiz bile bu durumdan daha kısa sürede ve karlı çıkar.

Sevgili okuyucular, Kovid-19’ un ortaya çıktığı günden beri bakın neler konuşulmuş, neler.

-Eldiven mutlaka takalım, eldivensiz temas çok tehlikeli, bu bir kesim bilim adamının ısrarla savunduğu tez, bir kesim bilim adamı ise kesinlikle eldivenin bir etkisi yok,

-Sadece maske yetmez, mesafe en az bir metre olmalı, bu bir kesim bilim adamının önerisi, bir kesim bilim adamı ise ne bir metresi en az 3 metre olmalı bir başka öneri ise en az 9 metre mesafe olmalı,

-Elleri en az 20 saniye yıkamalıyız, başka bir tavsiye ise yok 20 saniye yetmez sık sık ovalayarak  yıkamalıyız.

-Ulaşım araçlarına binmeyelim bu bir bölüm bilim insanının önerisi, diğer bir öneri ise birer koltuk boş bırakarak binelim, bir başka görüş ise toplu taşıma araçları üçte bir kapasite ile çalışsın,

- Aşı bulundu geliyor aşı derken ,bir görüş Aralık sonunda aşılar elimizde olacak iddiasında bulunmuştu, ilgili Bakan Ocak başında aşı geliyor hemen aşılama başlayacak umudu aşıladı, meğer aşılara geldik den sonra Türkiye’de de iki hafta teste tabi tutulacak, oldu mu Ocak ayı. Burada da kafalar karışık.

-Bir görüş Şubat-Mart ta kısmetse bahar gelecek, derken bir kesim ne Şubat –Mart’ı, unutun biz bu belayı 2021 dede başımızdan def edemeyeceğiz,

-E her kafadan bir ses çıkıyor ya, geldik Çin’ den yola çıkan aşıya, hemen ilgililer harekete geçti ve pembe tablolar çizmeye başladılar, burada da ilgililer görüş ayrılığına düştüler, Bakanlık 5 milyon doz aşı geldi depolara girdi derken, başa bir gurup hayır henüz 650 bin doz aşı geldi, iş de gene sisli bir ortam,

-Yok Çin aşısının etkisi yüzde 50’lerde, hayır yüzde 90’ların üstünde burada bile doğrular söylenmiyor, şeffaf davranılmıyor, hangi aşı daha verimli ve uzun ömürlü ve daha etkili bu bile hala bilinmiyor.

Neden Çin aşısına gittik de Almanya, İngiltere ve ABD’de üretilen aşılarla ilgili anlaşmalar yapılmadı burada bile bilim insanları ikiye ayrılmış durumda, kimin daha doğru söylediği henüz belli değil,

Bir kısım bilim insanı, Çin aşısı olan vatandaşların Avrupa ya seyahat edemeyeceklerini öne sürdü hayda, diğer bir kesim bilim insanı ise sadece Almanya, İngiltere ve ABD’de üretilen aşıları olanlar, Avrupa’ya  gidebileceklerini  öne sürüyor, burada bile ortak bir görüş yok iş de böyle sevgili okuyucular, Korona virüsünün  çıktığı günden beri yetkili yetkisiz kişiler tarafından nasıl oyalanmışız.

Sonuç, bu gün itibarıyla 23 bin 152 vatandaşımız Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, bizleri sağlığına kavuşturmak için gece gündüz çalışan sağlıkçılardan da  373 ölü, biz hala aşı geldi mi ne kadar geldi, Çin aşışımı kaliteli ,Avrupa aşılarımı daha etkili ,bunlarla uğraşırken, fakir Afrika ülkeleri bile vatandaşlarının neredeyse yarısını aşı ile buluşturdu, biz neden böyleyiz bu kadar hayati bir konuda bile vaktimizi dedi kodular la geçiriyoruz yazık, çok yazık, bakın kimseyi isim isim suçlamadan anlatmaya çalıştım, kim ne kadar bu sorumluluğu  üstüne alırsa alsın  bu bir gerçek, taktirler sizin sevgili okuyucularım.