SİYASET
Giriş Tarihi : 02-08-2020 22:35   Güncelleme : 02-08-2020 23:10

Gazeteci Çatakçı"Kovit 19 Geri mi Gelliyor?

Gazetemizin Yazarı Mehmet Çatakçı "Beyler bırakın kısır çekişmeleri bakın Dünya nelerle uğraşıyor,hangi küresel tehlikelere doğru sürükleniyoruz" Diyerek İktidarı ve Muhalifti Uyarıyor..

Gazeteci Çatakçı

ARTIK DERİN DÜŞÜNMELİYİZ..

(Mehmet Çatakçı)

Artık iktidar muhalefet bir ortak akılda buluşmalıdır.

Ayasofya’yı açtık,namazlarımızı kıldık.

Şimdi gerçek gündeme dönelim.

 

Muhalefet Bursa İznik Camiyi müze veya kilise yapmayla uğraşmasın,memleketin gerçek gündemi ile uğraşsın

Dünya genelinde jeopolitik risklerin artması, iklim kaosu, kitlesel göç, koronavirüs ile birlikte küresel ekonomideki belirsizliğin yükselmesi, sosyal huzursuzluklar, küresel boyutta çatışma zemininin güçlenmesi ve daha birçok mesele…

Tam da böyle bir dönemde, bu meseleler ile uğraşmak için politika yapıcıların daha büyük düşünmesinin zamanı gelmedi mi? Zira koronavirüs ile ilgili kısa vadede çözümlerin bulunmaması ve dolayısıyla ekonomilerin canlanmaması durumunda, milyonlarca kişinin işini kaybedeceği ifade ediliyor.

Belki de dünya genelinde bu denli devasa problemler yaşanıyorken bazı soruları sormanın zamanıdır artık…

İşte sorular:

“Böylesi özel bir dönemde politika yapıcıların dünya koşullarına uyumlu, yeni nesillere ümit veren bir vizyon oluşturması gerekmiyor mu?”

“Toprağa geri dönmenin zamanı gelmedi mi? Gıda üretimini en stratejik konuma yükseltmemiz gerekmiyor mu?”,

“Zamanın ruhunda yer alan kapsayıcılığı benimsememiz gerekmiyor mu?”, “Farklı düşünmeye, samimi olmaya ihtiyacımız yok mu?”, “İfade özgürlüğünü güçlendirmemiz gerekmiyor mu?”, “Bilginin en değerli olduğunu artık görmemiz gerekmiyor mu?”, “Kibirli olmayı bıraksak nasıl olur?”, “Değerlerimize sahip çıkıyor muyuz?” “Gün içinde ölümü hatırlamak nasıl olur? Ki ölümün varlığıyla yaşadığımız hayatın kıymeti daha da ortaya çıkacaktır düşüncesindeyim.”,

“Ve her şeye rağmen umudumuzun olması gerekmiyor mu?”

COVİT 19 DAHA TEHLİKELİ GERİ GELİYOR.

Dünya ekonomisinin salgının yıkıcı etkisi ile birlikte, yaklaşık olarak yüzde 5 küçüleceği tahmin ediliyor. Yaşanan belirsizlikler sonucunda piyasalardaki dalgalanmaların ve son günlerde altın fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması da dikkat çekicidir doğrusu… Hatta analistler altın fiyatlarının kısa vadede daha da artacağı yorumunu yapıyor. Öte yandan dün yayımlanan Financial Times’daki bir habere göre, Avrupa’da bazı bölgelerde salgının ikinci dalgasının işaretlerinin görülmeye başlandığı belirtiliyor. Özellikle İspanya’daki artan vaka sayısının da endişe verici olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, Almanya'da Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, Bild Zeitung gazetesine verdiği demeçte, koronavirüsün güçlü bir şekilde geri dönebileceğini belirtiyor.

Bu bağlamda asıl soru şudur: “İkinci dalga senaryosu ile ilgili hazırlıklarımız nelerdir?”

Diğer taraftan, dünya genelinde ve ülkemizde de bu kadar derin meseleler var iken, gündemimizde hâlihazırda konuşulan konular üzücü tabii…

BELEDİYELERİN ÖNÜ KESİLMEMELİ

Belediyeler halka hizmet veren kuruluşlardır.

Bunların önlerini kesmek halka hizmeti kesmektir.

Niye bunları yaparak halkı cezalandırmak bir fayda sağlamaz.

Şöyle ki: Belediye şirketlerinin yöneticilerinin Belediye Meclisi tarafından atanması kararı, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili hâlihazırda yaşanan tartışmalar, sosyal medya yasası gibi daha birçok mesele…

“Oysaki asıl bugünlerde bizim hep birlikte bir kader birliği oluşturmamız gerekmiyor mu?” “Çaresizlik içinde kıvranan işsiz gençlerimize yön vermemiz gerekmiyor mu?” “Sessiz çığlıklarını duyuramayan, her an şiddete maruz kalacağı tehlikesiyle tir tir titreyen kadınlarımıza çözüm bulmamız gerekmiyor mu?”

Bir haber gördüm üzüldüm doğrusu… Cevizi en çok ithal eden ülkeymişiz. Ve fakat cevizin gen merkezi ve anavatanı ülkelerden de biriymişiz.

Demem o ki; varsa yoksa sen dedin, ben dedim…