GÜNCEL
Giriş Tarihi : 13-05-2021 10:25   Güncelleme : 18-05-2021 06:27

Gazeteci Yazarımız Erdem Noyan bu gün kutlamaya başladığımız şeker bayramını bütün boyutları ile inceledi ve yazdı.

Gazeteci Yazarımız Erdem Noyan bu gün kutlamaya başladığımız şeker bayramını bütün boyutları ile inceledi ve yazdı.

 

2021 Şeker Bayramı, geride bıraktığımız birçok bayramı arar hale getirdi. Bu gün kutlamaya başladığımız şeker bayramı acı tatlı birçok anıyı içinde barındırmaya devam ediyor. Bu gün nasıl bir bayramı kutlamaya başlıyoruz gelin birlik de inceleyelim..

Ülke Bayrama ağır hasarla giriyor.2020 Mayıs ayına göre yani son bir yılda Ülkemizde çok şeyler değişti. Ekonomiden sosyal hayatımıza kadar birçok alanda büyük kayıplara uğradık. Daha Ekonominin kayıplarını konuşmuyoruz bile.

En büyük kaybımız her kesin de bildiği gibi Korona belasından oldu. Geçen yıl tamda bu ayda yani 2020, 12 Mayıs günü Kovid-19 dan ölüm sayısı sadece 29 iken bu sayı bugün 278 oldu. Buda demektir ki en az 10 kat artmış.

Gene Sağlık Bakanlığının resmi kayıtlarına göre, 2020 yılı Mayıs ayında tamda bu gün Kovid-19 vaka sayısı 978 iken tam bir yıl sonra bugün vaka sayısı 14 bin 497 oldu, gelin siz hesap edin kaç kat artmış.

Sevgili okuyucular inanın şu son bir yılda hayatımızda o kadar çok şey değişti ki, birer birer saymaya kalksak bu sütunlar almaz ancak, hepimizin gündelik hayatımızı ilgilendiren ve son bir yıl içinde uçurum boyutunda değişen ve hayatımızı etkileyen meselelere bir göz atalım.

Tabi bunları sıralarken işi sadece Kovid-19’a da bağlamamak lazım, ülkemizi yöneten iktidarda biraz bunlardan pay çıkarması lazım, ancak hiçbir iktidar durup dururken ve her şey toz pembe iken, ülkeyi böyle bir çıkmazın içine sokmak istemez. Gene de ülkede bu kadar çok feryat varsa mutlaka iktidar bunları da dikkate almalıdır.

Şimdi gelin hep beraber, şeker gibi tatlı olması gereken bu bayramın geçen bayramlardan farkı ne bir  bakalım.

Küsleri barıştıran, kırgınlıkları ortadan kaldıran, sıkı sıkı aile bağları ile bağlı olunması gereken bir şeker bayramında, kepenkleri kapanmış esnaf, elinde mahsulleri kalmış feryat eden çitçi, köylü, Maaşı yetişmeyen emekli, dul, yetim, muhtaç aylığı alan ancak yetişmediğinden şikayet eden yaşlılar, evinde tenceresi kaynamayan aileler.

Sevgili okuyucular bunları say say bitmez, ancak birisi var ki iş de o çok canımı yaktı eminim ki şimdi okuyunca sizde çok etkileneceksiniz. Önceki gün bir haber kanalında izledim, ABD Green kartına     (yeşil Kart ) baş vuran gençlerin feryadına, sevinmek mi lazım üzülmek mi bilemedim.

Green karta baş vuran gençler bir ara baş vuru sonuçlarını internetten öğrenmeye çalışıyorlardı. İçlerinden birisinin başvurusu kabul görmüş, o durumu öğrenen genç çılgına dönercesine sevinç feryadı ediyor. Ne kadar acı değil mi.? Sevgili okuyucular bu kadar güzel, muhteşem bir ülkeyi bırakıp ABD’ye kaçmaya çalışan bir Türk gencinin sevinç feryadı.

Esasen hep beraber çok üzülmeliyiz, biz ne zaman ve nasıl bu hale geldik, esas düşünmemiz gereken de iş de bu, tabi burada en büyük pay ve düşünmesi gerek bizi yöneten iktidar olmalıdır.

Sevgili okuyucular iş de yukarda bir bölümünü saymaya çalıştığım sorunlar yumağı ile bu gün bir bayramı daha idrak etmiş olacağız, hepimizin bu şeker tadındaki bayramı kutlu oldun.