SİYASET
Giriş Tarihi : 26-02-2021 18:04   Güncelleme : 01-03-2021 10:52

GÜNÜMÜZ SİYASETİNİN ORTAYA KOYDUĞU SON DURUM VE GERİYE DÖNÜK BİR DEĞERLENDİRME

GÜNÜMÜZ SİYASETİNİN ORTAYA KOYDUĞU SON DURUM VE GERİYE DÖNÜK BİR DEĞERLENDİRME

 

SAMİ NOGAY

Günümüzde Yeni Anayasa Hazırlama tartışmaları yapılmaktadır. CHP’den eden Sayın Muharrem İNCE yeni parti kurma hazırlığında, daha önce kurulan Sayın Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile Sayın Babacan’ın DEVA Partisi faaliyettedir. Siyasetteki bu son durum hakkında herkes bilsin bilmesin konuşuyor. Bazı dostlarımız bugünkü durum hakkında görüşümü sordu. Bu dostlarım benim 1983 Milletvekili Genel Seçimlerinden bu yana siyasetle iç içe yaşadığımı bilmektedir. Onun için ısrarla bugünkü durum hakkında görüşümü sormaktadır. İstenen cevap olur mu bilmiyorum.  Cevap olarak bu yazıyı bu sütunlara taşımayı gerekli gördüm.

Son yıllardaki Siyasetçilerin durumu; Türk tarihinin içinde aktığı son iki asırlık dönemde mayası sadakat, iman, vefa, yiğitlik, mertlik, arkadaşlık gibi manevi değerlerle yoğrulmuş Türk toplumunun politikadan uzak durmasına sebep olmuştur. Türk milleti, iki yüzlükleri, vefasızlıkları, arkadan hançerlemeleri, ihanetleri göz göre göre “politika”ya karşı kanaatlerini oluşturmuş ”politika” denilince şöyle bir çekingen durmayı faydalı görmüştür. Bu çekingenlik yalnız politika dışında kalmış kişilere has değildir. Bizzat fiili politika yapan insanlarımız bile, zihinlerinin bir köşesinde ihtiyat payı bırakmadan edememişlerdir.

Nedendir bu? Toplumu iyi idare etme ve iyi hedeflere götürme sanatı olarak tanımlanan politikanın bu olumlu yönü değil de vefasızlıklarla dolu kötü yönü Türk Toplumunu etkilemiştir. Ya da politikayı bu olumsuz niteliğinden kurtarıp gerçek bir yönetim bilimi haline getirmenin yolu yok mudur? İlla kişisel zaaflar mı galip gelecek, illa insanın olumsuz nitelikleri mi politikaya damgasını vuracaktır?

Bizce bugünkü çarpık politika anlayışı milletimizin kaderi değildir. Politikayı millete hizmetin bir aracı haline getirmenin de bir yolu olmalıdır.

Bu siyaset anlayışının geçmişe dönük bir değerlendirmesini yapalım. Çünkü bu anlayışın sahneye koyduğu bu filmi daha önce de seyretmiştik.

Yıl 1989 Kasım ayı Kenan EVREN Paşanın Cumhurbaşkanlığı sona erdi. Yerine zamanın Başbakanı Sayın Turgut ÖZAL Cumhurbaşkanı seçildi. Başbakan kim olacak sorusu sorulmaya başlandı. Yirmiden fazla devlet büyüğü Başbakan adayı olarak gazetelerde dillendirildi. 09 Kasım 1989 tarihinde Erzincan Milletvekili, İçişleri eski Bakanı ve T.B.M.M eski Başkanı Sayın Yıldırım AKBULUT Cumhurbaşkanınca Başbakan ilan edildi. O tarihte meclis aritmetiği şöyleydi; ANAP’ın 292 milletvekili, SHP’nin 99 milletvekili, DYP’nin 59 milletvekili vardı. Toplam milletvekili sayısı 450 idi.

1991 yılında Irak ile ABD arasındaki krizde Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında görüş ayrılığı olur. 15 Haziran 1991 tarihinde yapılan ANAP Genel Kurulunda Özal ailesi Sayın Yıldırım AKBULUT’u değil, Sayın Mesut YILMAZ’ı destekler ve ANAP Genel Başkanlığına Mesut YILMAZ seçilir. 23 Haziran 1991 tarihinde Sayın Mesut YILMAZ Başbakan olur.

20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimleri sonucunda meclis aritmetiği şöyleydi; DYP’nin milletvekili 178, ANAP’ın 115 milletvekili, SHP’nin 88 milletvekili, RP’nin 62 milletvekili, DSP’nin 7 milletvekili vardı. Toplam milletvekili sayısı 450 idi. Görülüyor ki çayı geçerken vasıta değiştirmek ANAP’ a yaramamıştı. Milletvekillerinin 2/3 nü kaybetmişti. Tek parti iktidarı yerini ikili koalisyona terk etmişti. Bu seyrettiğimiz birinci filim.

Yıl 1993, 8. Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut ÖZAL vefat etti. 16 Mayıs 1993 tarihinde Sayın Süleyman DEMİREL 9. Cumhurbaşkanı seçildi. 13 Haziran 1993 tarihinde DYP Genel Başkanı seçilen Sayın Tansu ÇİLLER 25 Haziran 1993 tarihinde SHP ile koalisyon hükümeti kurarak Başbakan oldu.

24 Aralık 1995 Milletvekili Genel Seçimleri sonucunda meclis aritmetiği şöyleydi; RP’nin 158 milletvekili, DYP’nin milletvekili 135, ANAP’ın 132 milletvekili, DSP’nin 76 milletvekili, CHP’nin 49 milletvekili vardı. Toplam milletvekili sayısı 450 idi. Artık İkili değil, çoklu koalisyon devri başlamıştı. REFAHYOL hükümeti sırasında DYP Genel Başkanı Sayın Tansu ÇİLLER ile 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman DEMİREL arasındaki anlaşmazlık sonucu DYP den ayrılan bir grup milletvekili Sayın Hüsamettin CİNDORUK başkanlığında DTP ni kurarak DYP’nin sonunu hazırladı.

Bu örnekler dereyi geçerken vasıta değiştirmenin ülkeye verdiği zararları hatırlatıyor.

Dileriz millete, memlekete hizmet için bir araya gelenler bu örneklerden ibret alırlar da aynı hataları tekrar etmezler

Dileriz; milletini, devletini, dinini seven vatansever insanlarımız “Siyaset Çıkmazı”nın içine tekrar düşmezler. Sevgilerinin, dostluklarının, ideallerinin bu çark içinde ezilmesine izin vermezler.

Allah’a emanet olunuz.