SİYASET
Giriş Tarihi : 06-11-2021 21:42   Güncelleme : 06-11-2021 21:45

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BİR ÜLYEYİ REFAHA GÖTÜRÜR….

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BİR ÜLYEYİ REFAHA GÖTÜRÜR….

 

Mehmet Çatakçı

Evet sevgili okurlarım…

Dikkat ederseniz 6 aydır hukuk ve hukukun üstünlüğünden bahsediyorum.

Bir ülkede hukukun üstünlüğü sağlanmaz ise o ülkeye Dünya devletlerinin bakış açısı iyi olmaz.

Bir ülkede yargı  bağımsız hukuk yok ise o ülkede ekonomi düzelmez,yabancı yatırımcı gelmez.

Bir ülkede hukuk tartışılır hale gelmiş,adalet terazisi cemaatlerin eline geçmiş ise o ülkede bağımsızlıktan,hürriyetten,Demokrasiden bahsedilemez.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde düzenlenen Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Değerlendirme toplantısında konuşan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül demiş ki: “Eski Türkiye’de hukukun eline çekiç verdiler ve herkesi çivi gibi gördü. Kimisini inancından, kimisini siyasi görüşünden, kimisini kılık kıyafetinden suçlayan bir hukuk vardı. Bugün ise sadece hukuk ve hukukun üstünlüğü var. Yeni Türkiye’de başka arayışlara yer yoktur. Biz insanımıza baktığımızda hak ve özgürlük görüyoruz. Sadece insanımızı öncelemeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde reformları hayata geçirmeye kararlıyız.”

Bu sözleri duyunca şaşırdım kaldım.

Peki sayın Bakan ne yaptın niye iyileştirme yoluna gitmedin.

İcra makamında ben değil siz oturuyorsunuz.

Sizin dert yanmaya hakkınız yok.

Yoksa gizli bir güçmü yargıya hakim siz çözemiyorsunuz?

 

İşin komedi boyutunu bir tarafa bırakacak olursak, Türkiye yeni alaturka sistemle birlikte ‘kuvvetler ayrılığı’ndan ‘kuvvetler birliği’ne terfi ettiği için ‘hukuk devleti’ özelliğini büyük ölçüde kaybetti.

Çok doğaldır ki hukuk güvenliğinin olmadığı bir ülkede insanların adalete olan güveninin kaybolması da kaçınılmazdır. Nitekim yapılan kamuoyu araştırmaları da toplumun yargıya olan güveninin her geçen gün azaldığını gösteriyor.

Adalet Bakanı çok haklı olarak yargının geçmişteki yanlış kararlarına işaret ederek o dönemde “hukukun eline çekiç verdiler, herkesi çivi gibi gördü” diyor.

Evet doğrudur, geçmişte de hukukun zaafları vardı ve ciddi mağduriyetler yaşandı. Esasen AK Parti’yi iktidara getiren de bu kirli iklimin yarattığı mağduriyetlerdir.

Peki Adalet Bakanı’nın söylediği gibi bugün insanlarımıza baktığımızda ‘hak ve özgürlük’ mü görüyoruz?

İşte iktidarın bize anlatmaya çalıştığı ama bir türlü inandıramadığı ‘hukuk masalı’ tam da bu noktada başlıyor…

Hemen hatırlatalım, bir toplumda insanların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri, en doğal insani haklarını kimsenin gasp edemeyeceğinden emin olabilmeleri için öncelikle o ülkede hukuk güvenliğini sağlayacak olan yargının bağımsız ve tarafsız olması gerekir.

Şimdi Adalet Bakanı’na soralım; yargı bağımsızlığının teminatı olması gereken HSK’nın MHP’li üyesi “genel başkanım istedi, görevi bıraktım” diyebildiği bir hukuk sisteminde yargı bağımsız mıdır?

PKK ve FETÖ’ye yataklık iddiasıyla tutuklanan ve ‘hiçbir güç onu buradan çıkaramaz’ denilen Amerikalı rahip Brunson’un, Trump’ın hakaret dolu mektubu ve telkinleri sonrasında evine gönderilirken yargı gerçekten bağımsız mıydı?

Anayasa’nın 152. Maddesinin açık hükmüne rağmen Anayasa Mahkemesi ve AİHM’nin kararlarını uymayan alt derece hakimleri siyasetten güç alarak yargı bağımsızlığına gölge düşürmüş olmuyorlar mı?

Maalesef hukuk devleti anlayışından uzaklaştıkça yaşanan mağduriyetler de, yargı konusundaki sorular da her geçen gün artmaya devam ediyor. Gelişmiş dünyanın yeni bilimsel gelişmeleri, teknolojileri konuştuğu bir yüzyılda hukuksuzluklar ve insan hakları ayıplarıyla anılan bir ülke olmak insanın gerçekten içini acıtıyor.

10 KASIMDA AYASOFYADA MEVLİT OKUTULSUN

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Av.Hüseyin Baş”ın önerdiği 10 Kasım”da İstanbul”da Ayasofya”da Atatürk”ün ölüm yıl dolayısı ile Mevlit okutma önerisi gerek TBMM de gerekse toplumun bütün katmanlarında destek buldu.

Bakalım bu öneriye Diyanet İşleri Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sıcak bakacaklar mı?

En güzel öneri budur.

Madem Müslüman bir ülkede yaşıyoruz Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu aziz Atatürk”e bir mevlit okutup dualarla onu yad etmek her Türk evladının görevidir.