GÜNCEL
Giriş Tarihi : 06-02-2021 05:21   Güncelleme : 07-02-2021 11:34

KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL’İ ANARKEN

 KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL’İ ANARKEN

 

SAMİ NOGAY

Ölümünün 150 inci yıldönümünde Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’i rahmetle anıyoruz. Şeyh Şamil hakkında kısa bilgi verdikten sonra onun özlü sözlerinden örnekler verelim.

İmam Şamil (1797, Gimri - 4 Şubat 1871, Cennet'ul Baki), Kuzey Kafkasya halklarının, Kumuk kökenli siyasi ve dini önderi. Kafkas Savaşı'nda Rus karşıtı direnişin lideri ve Dağıstan'la Çeçenya'nın 3. imamı (1834-1859). Şeyh Şamil olarak da anılır. Türkiye'de Kafkasya Kartalı olarak adlandıran bazı isimlerde vardır. Hamzat'tan sonra Kafkasya'daki direnişçilerin komutanıdır ve aynı zamanda Nakşibendi şeyhlerinden Seyyid Cemaleddin Kumuki'nin halifelerindendir.

Dağıstan'ın Gimri Köyü'nde 1797 yılında dünyaya gelmiştir.[3] Kafkasya'nın hürriyeti için mücadele etmiş olan Kumuk kökenli lider doğduğu Dağıstan'da, Kafkasya'da ve tüm İslam ülkelerinde hâlâ ün sahibidir. Yirmi beş yıl sürdürdüğü savaş ile onu izleyenlerin benimsediği fikir İslam ve tasavvuf bugün de Kafkas halklarını etkilemektedir.

Genç yaşlarda Dağıstan'ın önemli bir dini lideri olan Şeyh Cemalettin Gazi Kumuki'den ders almıştır. On beş yaşında at binip kılıç kuşanmıştır. Yirmi yaşında bir sürü spor dalında yetenek sahibi bir hale gelmiştir. Ayrıca Nakşibendi tarikatında aldığı bu eğitim onda Rusların, Kafkasya'da ortadan kaldırmak istediği İslamiyet’i, tekrar ihyâ etmek ve yaymak için uğraşmasına, özgürlük, direniş ve İslam Birliği gibi bazı düşüncelerin gelişmesini sağlamıştır. Rusya İmparatorluğu'na karşı Dağıstan'da başlattığı savaşını Çeçenistan'da sürdürmüştür. Hatta bir dönem savaş Kuzeybatı Kafkasya'da Çerkesya'nın tamamını da içine almıştır.

Dönemin güçlü devletlerinden biri olan Rusların engellemesiyle dost olan ülkelerden gelen yardımlar kesilince, Şeyh Şamil ülkesinin gücünün tükenişini görmüştür. 1859'un 6 Eylül'ünde 70 bin kişilik Rus ordusuna, yanında birkaç yüz kişi kalıncaya kadar direndikten sonra, savaşı sürdürmesinin tehlikeli olduğunu anlayan Şeyh Şamil, Çarlık yetkilileriyle görüşmeler yaparak, silah bırakma yolunu seçti.

Rus Çarı II. Aleksandr, Şeyh Şamil'i sarayın kapısında son derece nazik karşıladı ve kılıcını almayarak kendisine olan hayranlığını dile getirdi. Şeyh Şamil, bir ay kadar sarayda misafir edildikten sonra, saygın tutsak olarak esaret yıllarını geçireceği Kaluga'ya gönderildi.

Sürgüne gittiği çeşitli Rus kentlerinde sempati toplayarak günlerini geçirdi.

Rus Çarı ile yaşamış olduğu şu diyalog meşhurdur: Bir gün Rus Çarı esaret altındayken Şeyh Şamil'i yemek yemek için karşısına alır Şeyh Şamil'in iştahlı bir şekilde yemek yediğini görünce yanındakilere: Korkarım bu adam bizi de birazdan yer diye söylenir. Şeyh Şamil bunu duyunca, Korkmayın dinimizde domuz eti yemek haramdır cevabını verir.

Şeyh Şamil davasına sadık bir insan olarak yaşamıştır; bu uğurda çok sevdiği annesi ile arasında geçen olay tarihe geçmiştir:

Savaş dönemlerinde halktan bazıları "artık teslim olalım anlaşma yapalım" diye hayıflanmaya başlamıştır, bunun üzerine Şeyh Şamil teslim olmaktan bahsedene kırbaç cezası vermeyi uygun görmüştür. Bu durumda çekinen halk çareyi Şeyh Şamil'in annesine gitmekte bulmuşlardır. Annesi Şeyh Şamil'e teslim olma teklifini sununca Şeyh Şamil koymuş olduğu kanundan ödün vermemiştir. Cezayı yaşlı bir kadın çekemeyeceğinden, ceza oğluna intikal ettirilmiş, böylece Şeyh Şamil kendini kırbaçlattırmıştır.

Bölgedeki Rus egemenliğini yıkmak amacıyla çalışırken en büyük desteği de "can dostum, kardeşim" dediği sonradan Doğan soyadını alacak olan Yunus Emre'den almıştır. Tarih kitaplarında hiç sözü geçmeyen bu şahsiyet görevini tamamlayıp ülkesine döndükten sonra inzivaya çekilmiş ahir ömrünü de ibadetle doldurmuştur.

Sürgünde on yıl kadar geçirdikten sonra Çar, Şeyh Şamil'in hacca gitmesine izin verdi. Ancak bir tedbir olarak oğlu Muhammed Şefi'yi alıkoydu ve haccı ifa ettikten sonra Rusya'ya dönmesini şart koştu. Şamil, 1870 yılında Rusya'dan ayrılarak önce İstanbul'a uğrar. Sultan Abdülaziz tarafından karşılanarak sarayda ağırlanır. Şamil'in İstanbul'a uğradığı haberi duyulduğunda, halk Şeyh Şamil'i görebilmek için saray kapılarına akın etmiştir.

Şeyh Şamil, 1871 yılında Hac ziyareti için bulunduğu Arabistan'da vefat etmiş ve Medine'de Cennet-ül Baki mezarlığında Rufai tarikatının şeyhi Seyyid Rüfai tarafından cenaze namazı kıldırılarak defnedilmiştir.

Bu kısa açıklamadan sonra Şeyh Şamil’den özlü sözlerden örnekler verelim.

“Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.”

“Ölümü sevgili gibi kucaklayan ve şehitliğe susayan insanlara, esaret teklif etmek çok boş ve gülünçtür...”

“Bizden torunlarımıza kalacak en büyük miras, hürriyet uğrunda savaşmak, hakkı yayma uğrunda can vermek olacaktır. Torunlarımız hürriyet ve istiklal uğruna yapılan savaşların kuyruğu değil, başı olmalıdır.”

“Milletim, siz Allah a karşı çok günahlarla suçlusunuz. Siz dini ölüme mahkûm ediyorsunuz. Namazlarınız oruçlarınız nafiledir. Dualarınız Allah ile bir istihzadır. İbadetleriniz o'nu oyalamak arzusundan başka bir şey değildir. Evet, namaz kılın, oruç tutun, fakat unutmayınız ki en büyük ibadet gazavattır. Ruslar topraklarımızı çiğniyorlar, ben size ancak kurtuluşun savaşta olduğunu söylüyorum. Ruslara ölüm!!!”

“Ey Dağıstan ve Çeçenistan milletleri! Dinleyiniz beni... Ben sizleri para ve menfaat için bu savaşlara sürüklemedim. Bu Allah ın emridir. Toprağımızı hürriyetimize kavuşturmak ülkümüzdür. Bu emre itaat ediniz. Hiç birimiz kamasını kınına sokmasın. Parolamız ölünceye kadar savaş olmalıdır.”

“Gönüllerden kibiri çıkarmak yüce dağları iğne ile kazımaktan daha zordur.”
“Hayrın kümelendiği evin anahtarı tevazu, şerrin kümelendiği evin anahtarı ise gururdur.”
“Yüksekteyken küçülmeli, kuvvetliyken insaf etmelisin.”
“Nefsini baş tacı eden, dinini hor görür.”
“Hakkı kabul ve ilan etmek İslami yaşayışın esasını teşkil eder.”
“İnsanların en yükseği ve en asili Allah tan en çok korkandır.”
“Kamil kimse vatanında her hangi bir şey kıpırdar veya doğarsa bundan haberdar olmalıdır.”
“Allah dilediğini imansızlık karanlığında boğar. Fakat sevdiği kulunu hidayete ve aydınlığa kavuşturur.”

“Allah la açık ve gizli muameleniz edep üzerine olsun.”

“Müslümanlık esasına göre kurulan idare teşkilatı ile diktatörlük bağdaşamaz.”
“Müslüman idareler işlerini şura ile görürler.”

“Dünyada menfaat için sevgi gösterisinde bulunan insanlar kadar alçağı yoktur.”
 

Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’i Rahmetle Anıyor,  Yüce Allah’tan mekânının cennet olmasını diliyorum.

 

Allah’a Emanet Olunuz.