SİYASET
Giriş Tarihi : 13-05-2022 22:34   Güncelleme : 13-05-2022 22:47

'Kaftancıoğlu' kararıyla ilgili Bülent Arınç'tan çarpıcı yorum!

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Yargıtay'ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun aldığı üç cezayı onamasının ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

'Kaftancıoğlu' kararıyla ilgili Bülent Arınç'tan çarpıcı yorum!

Kaftancıoğlu kararına işaret ederek "Yasama ve yürütmenin yanında üçüncü erk olarak yer alan yargının en temel görevinin, milletimizin vicdan terazisine uygun kararlara imza atarak adaleti hayata geçirmektir." diyen Arınç, ülkedeki adalet ihtiyacının beka meselesi olduğunu belirtti.

Yargıtay'ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na verilen 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasının onanmasının ardından Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Arınç, "Eğer ülkemizde bir beka problemi söz konusu ise problemin kaynağı milletimizin bu ihtiyacında aranmalıdır.” dedi.

Eski Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Arınç, isim vermeden Kaftancıoğlu kararını işaret ederek “Bir dönem çeşitli vesayet odaklarının etkisi altındaki yargı tarafından mağdur edilen bizlerin hikayeleri hafızalarda tazeliğini korurken, dünün mağdurlarının mağrur ifadelerle yaşanan hukuksuzluklara gözünü yumması kamu vicdanını yaralamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Arınç'ın paylaşımı şu şekilde:

“Yasama ve yürütmenin yanında üçüncü erk olarak yer alan yargının en temel görevi; hiçbir tesir altında kalmadan, bağımsızlık ve tarafsızlık prensibine yaslanarak, milletimizin vicdan terazisine uygun kararlara imza atarak adaleti hayata geçirmektir.

İfade özgürlüğü; Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Demokrasinin tekâmülü ve bir toplumun olgunlaşması ancak bu hürriyete gösterdiği saygı ve hoşgörü oranında mümkündür. Beyan edilen fikirler beyan eden kişinin dışındaki toplumsal kesimlerin, siyasi iradenin hoşuna gitmese dahi ifade özgürlüğünün kısıtlanamayacağı da geçmişteki birçok AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla içtihat haline gelmiştir.

Bir dönem çeşitli vesayet odaklarının etkisi altındaki yargı tarafından mağdur edilen bizlerin hikayeleri hafızalarda tazeliğini korurken, dünün mağdurlarının mağrur ifadelerle yaşanan hukuksuzluklara gözünü yumması kamu vicdanını yaralamaktadır.

Milletimizin ivedilikle ihtiyaç duyduğu şey; adaletin günlük siyasi çekişmelere konu edilmesinden kurtarılarak yeniden sağlam temellere oturtulmasıdır.

Eğer ülkemizde bir beka problemi söz konusu ise problemin kaynağı milletimizin bu ihtiyacında aranmalıdır.”

 

 

AdminAdmin