SİYASET
Giriş Tarihi : 26-10-2021 07:44   Güncelleme : 26-10-2021 08:06

Meral Akşener: Ben partimin başbakan adayıyım

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili olarak "Ben hiç bir zaman asabiyet, aşırı sevinç üzerinden bir cümle kurmam. Ben siyaseti çok ciddiye alıyorum, son derece düşünülmüş, bilerek, net bir şekilde ben cumhurbaşkanı adayı değilim başbakan adayıyım" dedi.

Meral Akşener: Ben partimin başbakan adayıyım

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Karar TV'deki konuşmasında Türkiye'nin dış politikası hakkındaki görüşlerini anlattı. Akşener konuşmasında, "Dış politika 150 yıldır bir hafızanın devredildiği başından itibarenden akılcı yürüdüğü böyle bir dış politika mantığı var akıldan uzak, şahsi bir anlayış ile karşı karşıyayız." dedi.
 

Akşener'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

İlginç olan şu bu ülkede görev yapan bir yabancı elçilerin veya büyük bir büyükelçisini ya Türkiye'nin iç işlerine karışır gibi algılanacak bir eylemden söylemden uzak durması gerekir.

Bir önerme bu bir tamam da Osman Kavala üzerinden yürüyen bir tartışma oldu bu arada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını olacağınıza dair de imza almışsınız. Dolayısıyla iki türlü bakılabilir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını okuyacağınızı imza atmış bir ülkenin o antimanik kararlarına uyumamış olması gir içmesini olmaktan çıkar.

Ben hukukçu değilim. En önemlisi dedi ki Cumartesi günü talimat verdi mi Dışişleri bakanına bu adımlar atacak. Bu arada muhalefet olarak bizim hiçbir bilgimiz yok. Bir şeyden bilgimiz bugün Alman Amerikan büyükelçisinden başlayan.. Ben gündemde takip ettim televizyonda gelişmelerin program için arkasından diğer büyükelçilerinin uygun davrandıklarını zaten uygun davrandıkları yani şöyle okuyabilirsiniz bizde yanlış yapmadım kardeşim devam ediyoruz ondan geri dönüş yok yani. Sayın Erdoğan'ı niye böyle esip Gürleyen yerine getirmediği meselesine baktığınız zaman da.. Maalesef çok üzgünüm hatalı da olsa yanlış da olsa da olmasın öyle yani bak vururum ha atarım ha ilan ede ede dış politika anlayışının olması mümkün değil şahsım Devleti'ni bu maalesef ne kadar rejimini Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirdiği bir durum.

2016 Ekim ayından beri hakkımda mahkeme var benim ifadem alınmadı. Kafamın üzerinde kendilerine göre bir şey sallıyorlar bir alınıyor şimdi her bir insanın başı demek bir de başına gelen bir mesele bu bende isterim. Bana bir isnatta bulunmuş o isnadın gereği olarak suçlu muyum suçlu muyum gereğinin yapılmasını Yani 6 senedir bir soruşturma devam eder mi Taha Bey.

Ben ülkem için çok üzülüyorum. Çünkü bir ciddiyet olur dış politika 150 yıldır var olan hafıza Osmanlı’dan Cumhuriyet’e aktarıldı. Ama bu hafızayı mahvettiler. Bipolar bir dış politika sistemi ortaya çıktı. Dekoratif bir malzeme olarak aldık Muhtemelen Onun ne olduğunu bilmiyorum ama ve Putin’e bir haraç ödedik yani hangi müzede sergileyeceği bize söyleyecek Sayın Erdoğan.

Yakın ve uzak sayılabilecek bütün ilişkilerimizde bir ekonomik coğrafya var. Yanlış hatırlamıyorsam birinci derecede sınırlarımızda 7 trilyon dolar bir hacmi var. Sonra Avrupa yine orada da 21 trilyon dolarlık bir hacim var. Türkiye'nin insan kaynağı Türkiye'nin eğitim İş insanı yeğenin batıya yönelik bakış açısı bütün bunları yani bizim buradan bir katalizör görevi görüyor olmak. Buna Asya'daki kardeşlerimizi katarak yani Türk cumhuriyetlerinde kaptığımızı düşünün inanılmaz bir ekonomik siyasi sinerji söz konusu ve batıyla bir demokrasi adası olmak zorundasınız.

TÜRKİYE'DE 2 ŞEY ÇOK EKSİK MERTLİK VE ADALET

Mesela Hz Ömer halifeler içerisinde adaleti temsil eder. Dolayısı ile Türkiye'de 2 şey çok eksik mertlik ve Adalet. Ben Hz Ali'yi de her konuşmamda mutlaka anarım  Ebu Bekir'in ciddiyeti işte devlet adamlığı onlardan eksik ama yani İkisi çok ilginç ihtiyacımız var olaydı Dolayısıyla Hz Ömer'in Yani herkesin kabul ettiği adaletin temsilcisi Adalet konusundaki hassasiyetini hem kendimize Hem bizi yönetenlere hatırlatmak amaçlıydı İkincisi de bu yoldan yani Adalet yolundan ayrı yani Lütfen olduğumuzda ayrılmayacağıma dair hem arkadaşlarım Hem ben yemin ettik. 

Menderes, Bayer, İnönü… ama benim tanıdığım bildiğim bilmiyorum ama ben 56 doğumluyum onlar yani 60 iptal oldu da 4 yaşındaymış insanlara oy veren oy veren kimsenin kalmaması sebebiyle o gelenekleri temsil eden yeni versiyonları diyebileceğimiz insanları söyledi böyle bir itirazla yani sizin fark ettiğinizi başkaları da bu şekilde fark etmiş itirazda karşılaşacağımı ben hiç düşünmemiştim dolayısı ile olabilirdi ama rahmeti Menderes'i koyduğumuzda rahmetli Bayer’i de koymamız gerekiyordu Rahmetli İnönü'yü de almamız gerekiyordu yani bugün oy verdiğim ben bu insana kimsenin bulunmadığı bir ülkede inanın Bu bakış açısıyla baktık Ama hepsinin ayrı ayrı önemi var.

Ne demek istiyorum şimdi biz kendimizi Milliyetçi Demokrat bir parti olarak görüyoruz. Bizce vatandaşı, seçmeni velinimet olması gerek. Rekabetin kutuplaştırma insanları birbirine dövüştürme üzerinden değil siyasi rekabete hizmet üzerinden rekabet yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Rekabet yapılması gerek insanları dinleyerek onların dertlerinin çözüme ulaştırıldığı bir söylem üzerinden rekabet edilmesi gerektiğine inanıyoruz ve bunun adına da makulün politikası dedik, makulün siyaseti dedik, bundan da bir milim ayrılmıyoruz.

BAŞBAKANLIK TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili olarak "Ben hiç bir zaman asabiyet, aşırı sevinç üzerinden bir cümle kurmam. Ben siyaseti çok ciddiye alıyorum, son derece düşünülmüş, bilerek, net bir şekilde ben cumhurbaşkanı adayı değilim başbakan adayıyım

İMAMOĞLU VE YAVAŞ'A HAYIR DEMEYİZ

Partilerin içinde ben iddiamız iddiası. Benimki partimizin birinci parti çıkacağı tabii seçmen karar verecek ona da. Demek hemen hızlı bir şekilde yürütmeden sorunu bir Başkan Yardımcısı tespit edilebilir. Cumhurbaşkanı sembolik olacak bir Başkan Yardımcısı da Başbakan gibi çalışacak. Olabilecek doğru yolu söylüyorum. Benim anlatmaya çalıştığım şey şu; Seçildi 1 sene sonra seçim yapılacak… Bunlara gerek yok diyorum ben. Kılıçdaroğlu’nun tipoloji tanımına katılıyorum. Benim herhangi bir tavrım yok. Belediye başkanlarının aday olmasına dair. Sayın İmamoğlu da Mansur Yavaş da Millet İttifakının adayları. Ben çok çalıştım onlar için. Dolayısıyla günün sonunda bu arkadaşlarımızın amiri sayın Kılıçdaroğlu. Onlar CHP’nin belediye başkanları. Onları aday gösteren Sayın Kılıçdaroğlu. Sayın Kılıçdaroğlu döner de iki arkadaştan birini aday gösterirse hayır demeyiz. İki ay sonra bu iki arkadaşımızın da anketlerde Cumhurbaşkanlığına dair adı konmaya başladı. Onun bir altına ben kondun bir altına Kılıçdaroğlu kondu. Sahada en fazla olan benim. Bir anket şirketi sahibi gibiyim. Gördüğüm bir şey var muhalif seçmenin iki arkadaşımız üzerinden taraftarlaştırıldığını gördüm. Yarın bu iki arkadaştan biri aday gösterildi diyelim; taraflaşmış insanlar o gösterilen adayın arkasından yürür mü öyle bir çekincem var.

Tek ve ortak aday ile ilerlenmesi konusunda fikir belirtiyorum. Burada hiçbir sorun yok. Birden fazla adayla bir ara o konuşuldu. Ana hedeften sapılıp birbirleri ile rekabet etmenin doğru olmadığına dair bir tecrübem var ama bu dayatma değil. Bir öneri olarak ortaya koyuyorum. Bir partili olabilir ama partisinden istifa etmesi gerek. Atatürk Samsun’a çıkıyor, Kazım Karabekir’i ittiriyorlar; sen daha öndesin. Erzurum’a kadar gelinince “Ben ve ordum emrinizdeyim Paşam” demesi. Kurtuluş Savaşı’nı kazandıran bu oldu. Atatürk’ü tutuklatıp kendisi yerine geçebilirdi...

KÜRT SEÇMENE HAKARET EDİYORLAR

Cumhur İttifakı’nda HDP üzerinden İYİ Parti’yi terbiye etmek amaçlı çok kötü bir dil var. Onlar Kürt seçmene aslında hakaret ediyorlar. Bir de diğer taraf var HDP ile olmalısınız. Onlar da kendini üst sınıf olarak görüyorlar. Erciş’te bir dükkana gittim, dükkan sahibi dedi ki; Ben Kürt’üm MHP’ye 98’de oy verdim. MHP bugün bize terörist dedirtiyor. Bana döndü dedi ki; Sen ne yapacaksın. Bu arada sizler yaşında bir abi vardı abimin arkadaşıydı o da kulağıma eğildi bacım diyerek bir şey söyledi. Sonra Çaldıran’a gittik. 14 yaşında bir çocuk derin bir yoksulluk var. Ayakkabı boyacısı cin gibi bir çocuk tablet istiyor. Tablet yok mu dedim yok dedi. Belediye dağıttı dedi bizim dayımız olmadığı için alamadık dedi. Tableti olan çocuklar almış. 

DEĞİŞİMİ GÖRMEYEN ARKADAŞLARA HAYATTA BAŞARILAR DİLİYORUM

AKP tarafından zenginleştirilmiş Kürtler de var Türklerde de... Bu değişimi görmeyen arkadaşlara hayatta başarılar diliyorum. Bir çalışma var yüzde 29 üzerinde insan günlük gıda ihtiyaçlarını karşılayamadığını söylüyor. Bodurluk başladı yeni nesilde. Bunun için Rüzgar Gülü projesini çıkardık. Ben yatılı okuldan geldim, belki lezzetli değildi ama proteini vitamini ölçülüydü. O sandığa giden oyun bize çıkanına Allah bin kere razı olsun. Oy vermeyenin de oyuna saygı duyup u oyu nasıl alırı diye çalışmak bizim görevimiz.

KUTUPLAŞMA NE NOKTAYA GELMİŞ

Bizim Diyarbakır’da benim kişisel aldığım oy kadar üyemiz var. Genellemeyi bir hakaret olarak görüyorum ben. Hakkari’ye gittim. Bana nasıl oy verebildiğini anlatan genç bir arkadaşımla tanıştım. Ekonomi o kadar vurmuş ki; kapatacağım bu mağazayı sana oy verdim başka yerde çalışmak istesem başıma iş gelir mi diyor. Kutuplaşma ne noktaya gelmiş.

Geçen çıktım bir yerde mikrofona bir vatandaş dahi incitici bir şey söylemedi. Vatandaşın adalet ekonomi demokrasi sorunu var. Göle’de yeni geldim herkes reel derdini söyledi. Meclis’te bunu gündeme getirin diyorlar.

4 BÜYÜKŞEHİR BİZİM TEKLİFİMİZ SAYESİNDE ALINDI

Kılıçdaroğlu neden ben diyor, ortaklarım demiyor bilmiyorum. İlk görüşmemizde soracağım söz. Cumhur İttifakı mezara kadar… Bizimki bir işbirliği akılcı bir işbirliği. Ben İstanbul Ankara meselesini ısrarla anlatırım hep. Birinci turda geçileceğine inandı seçmen. 24 Haziran’da İnce’nin geçeğine inandı o atmosfere. Aklın duygunun içinde nasıl kaybolduğunu gördük. Biz yine başaramadık duygusunu ortadan kaldırmamız gerekiyordu. Bunu biz düşündük ve CHP’ye şu teklifi yaptık; Başarmak zorundayız, partimiz mi Türkiye’mi ikileminde kalırsanız çıkın oradan dedim. Bazı arkadaşlar partimizi çıkara çıkardığımı söyleyerek ayrıldılar ama 4 büyükşehir bizim teklifimiz sayesinde alındı.

İstanbul’un alınacağını kim söyleyebilirdi. Canan Kaftancıoğlu ve Kavuncu görevlerini yapmasaydı, ıslak imzalı tutanaklar alınmasa yine İstanbul alınamazdı. Demek ki neymiş siz işinizi iyi yaparsanız seçimi alırsınız. 

Kaynak: Meral Akşener: Ben partimin başbakan adayıyım