SİYASET
Giriş Tarihi : 03-11-2020 20:30   Güncelleme : 04-11-2020 17:32

Mesut Yılmaz'ın Vedası...

Nezaketi ile, kendine has gülüşüyle, Demokrat bir Siyaset ci, Mesut Yılmaz, hayatımızdan sessiz sedasız gelip geçti. Gazeteci Yazarımız Erdem Noyan kendisi ile olan anılarını kaleme aldı ve yazdı.

Mesut Yılmaz'ın Vedası...

 

İzmir Depremi ve Korona Virüs ortamında önemli bir siyasetçiyi kaybettik. 3 dönem başbakanlık yapmış ve Türk siyasi tarihinde Demokratlığı ile tanınan, bir Başbakan olarak da ilk kez yüce devanda yargılanmış  bir siyasetçi Mesut Yılmaz, sessiz sedasız siyasi  hayatımızdan akıp gidiverdi.

Evet sevgili okuyucular, bazıları tarafından sert görünümü medeniyle sevilmemiş, ancak büyük çoğunluğun sevdiği, ufku geniş, Demokrat ve aydın bir liderdi Mesut Yılmaz. Sene 1983 kendisiyle tanıştığım yıllar, daha yeni yeni bir gazeteci olarak Siyasete ısınıyorum ve Siyasi çevreleri tanımaya başlıyorum. O tarihlerde çalıştığım Günaydın Gazetesinin Temsilcisi olan Can Pulak, bana güvenmiş olacak ki, başka alanlara vermeden doğrudan doğruya beni libero olarak çalıştırmaya başlamış dı, bende o dönem, daha işin başında gönlüm Siyasi alana kaymış  olduğu için, kaçıp kaçıp siyasilerin peşine takılmıştım. İş de o yıllar Mesut Yılmaz’ı tanıma fırsatı bulmuş dum.

Sene 1983,1980 ihtilalinin baskıları yavaş yavaş  siyasetin üzerinden kalkmaya başlamıştı ve ihtilal Hükümeti tarafında tabi onların başı olarak Kenan Evren’in kararı ile ,Partilerin kurulmasına karar verilmiş di, ancak birçok eski siyasetçilere ambargo uygulanmaya başlamıştı, elene elene  Anavatan Partisi, MDP ve Halkçı partiye seçimlere katılmaları için yol verilmişti.

İş de bu sırada Anavatan Partisi Lideri Turgut Özal, siyasi kadrolarını belirlemeye çalışıyordu, mümkün olduğu kadar yeni isimlerden partisini kurmaya özen göstermiş di, iş de bu isimlerden bir tanesi de, o dönem pek tanınmayan ancak daha sonra yaklaşık 20 yıl Türk siyasetine damgasını vuracak olan Mesut Yılmaz idi.

BAŞARILI YILLAR..

İhtilalden sonra 1983 yılında yapılan ilk genel seçimlerden başarı ile çıkan Anavatan Partisi Hükümeti Kurma görevini Cumhurbaşkanı Kenan Evren’den almıştı, o ne müthiş yıllardı, geçmişin Siyasi Liderleri Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Alpaslan Türkeş zorunlu olarak siyasi arenadan uzaklaştırılmış yerine hemen hemen kimsenin tanımadığı yeni siyasetçiler gelmiş di. O isimlerin en önemlisi ise Turgut Özal’dı.

Turgut Özal göreve geldik den sonra siyasi çalışma arkadaşlarını seçmiş, bunların arasında da sonraki yıllara damgasını vuracak olan Mesut Yılmaz’da vardı. Yüzü dünyaya açık, bilgili, kültürlü ve demokrat bir siyasetçi ortaya çıktı. Kendisiyle tanışmamda bu yıllarda olmuş du, gerçekten Demokrat, kibri olmayan, Demokrasi’ye inanmış, bir basın dostuydu Mesut Yılmaz. Önceleri Anavatan Partisinin Kuruluşunda yer almış daha sonraki yıllarda  Partinin genel Başkanlığını yapmış ama esas damgasını, önceleri Dış İşleri Bakanlığında, daha sonrada, Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Köşke çıkmasıyla birlik de arlıklarla 48, 53 ve 55 dönem Hükümetlerinin  Başbakanı olarak siyasete damgasını vurmuştur.

Sevgili okuyucularım geçmişi, Siyaset öncesi ve sonrası Siyaset alanlarında da başarılarla dolu olan bir Başbakan Mesut Yılmaz vardı, onu tanımak dan hep böbürlenmişimdir, burada esas böbürlendiğim, Mesut Yılmaz’ın Demokrasiye ve Hukukun üstünlüğüne tam inanmış bir siyasi olmasıydı, aydın, adam gibi bir adamdı Mesut Yılmaz. Kendisini tanıdığım yıldan itibaren Siyaseti bıraktığı güne kadar kendisi ile ilgili yaptığımız hiçbir haberden dolayı bizleri mahkemeye vermemiş ve bir dava bile açmamıştı.

İş te o kadar Demokrat ve aydın bir kişiydi Mesut Yılmaz. Hiç mi kendisi ile ilgili yalan ve de yanlış haber yapılmadı, benimde şahit olduğum bazı basın kuruluşları ve Gazeteciler olmuştur ama inanın bunların hiçbirisine dava açıp cezalandırma yoluna gitmemiştir, hele hele hapse attırmayı hiç ama hiç düşünmemiştir, o yüzden Türk Siyasi hayatımızdan Bir mesut Yılmaz gelip geçerek iz bırakmıştır.

Gene hatırlıyorum, 2004 onun için talihsiz bir yıl olmuş du. TBMM tarafından, zamanın Devlet Bakanı Güneş Taner ile birlik de Türk Bank ihalesi ile ilgili Yüce Divana verilmesi kendisini çok üzmüş dü ve ilk kez, bu kararla Türk Siyasi Tarihinde bir Başbakan Yüce Divana sevk edilmiş di, bu onu çok yıpratmış dı. O dönem kendisiyle bir röportaj yapmış dım ve bu konuyu ona sormuş dum ,bana ‘’ bundan bir şey çıkmaz, aklanıp geleceğiz ‘’ demiş di. Bu açıklamayı da o dönem çalıştığım Günaydın Gazetesinde de  yazmış dım.

 O tarihlerde yüce Divan görevi yapan Anayasa Mahkemesine  gittiler ve yargılanma aşaması uzun sürdü ve dava zaman aşımından düştü. Mesut Yılmaz çalkantılı dönemlerin Başbakanlığını yapmış dı, siyasi hayatının son dönemlerinde, başbakanlığı  paylaştığı DYP genel Başkanı Tansu Çiller’le’ de yıldızları hiç barışmadı, kamu oyu önünde can ciğer kuzu sarması gibi gözükmelerine  rağmen arkadan bir birlerinden hiç hoşnut olmamışlardır , ancak zamanın siyasi nezaketi icabı bir birlerine hiç hakaret etmemişlerdir, iş de Mesut Yılmaz ve  zamanın siyasetçileri o kadar Demokrat ve nezaket sahibi siyasetçiler di. Mesut Yılmaz’la  çok anılarım olmuş dur bu kadar kısa sürede ancak bu kadarını yazabiliyorum, üzüntüm sonsuz, Ülkemiz kendine has  güler yüzlü, insan gibi insan bir siyasetçisini kaybetti, mekanı cennet olsun.