EĞİTİM
Giriş Tarihi : 30-01-2021 18:54   Güncelleme : 31-01-2021 08:45

NOGAY"KURUM KAPATMA HASTALIĞIMIZ"

NOGAY

 

SAMİ NOGAY

 

Ülkemizde yıllardır önemli kurumlarımıza zarar veren kişilere değil de, o kişilerin çalıştığı kurumlara ceza verilmektedir. Kaza yapan otomobilin şoförüne değil de otomobile ceza vermek ne kadar yanlış ise, suçlu kişilere değil de kurumlara ceza vermek de o kadar yanlıştır.

Geçen 200 yıl boyunca suçlulara değil de kurumlara ceza vererek topluma ve devlete verdiğimiz zararları bir hatırlayalım.

  1. 18’inci yüzyılın başında Osmanlı yetkilileri ahilik sistemini kaldırmış, yerine Avrupa’dan örnek aldığı modern okullar açmıştır. Almanlar bizden aldığı AHİLİĞİ geliştirmiş ülkesinin usta ve kalfa ihtiyacını karşılamaktadır. Biz ise iki yüz yıldır sanayinin istediği ustayı ve kalfayı yetiştiremiyoruz. Bugün yılda 300 bin ustaya ihtiyacımız var iken 25 bin civarında usta yetişmektedir.
  2. Sultan II. Mahmut Yeniçeri Ocağını imha etmiş, yerine yeni ordu oluşamadığı için Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa Osmanlıya başkaldırmış, Kütahya ya kadar gelmiş, Sultan Fransa’dan yardım istemek zorunda kalmıştır.
  3. 1946-1948 yılları arasında köy enstitüleri, işlendiği belirtilen birtakım suçlardan dolayı ilk öğretmen okuluna dönüştürülmüş, böylece ceza kuruma verilmiş, suçlu olduğu belirtilen kişiler de öğretmen okullarında göreve devam etmişlerdir. Suçlu denilen kişiler yeni yerlerinde faaliyetlerine devam etmiştir.
  4. 1960 darbesinden sonra Sanat Enstitülerinin Orta kısmı kapatılmış ve olay Sanat Enstitülerinin zayıflamasına sebep olmuştur.
  5. 1974 yılında Erkek Sanat Enstitüleri ile Kız Sanat Enstitüleri kapatılmış yerine meslek öğretmeyen ansiklopedik bilgi veren Endüstri Meslek Liseleri ve Kız Meslek Liseleri açılmıştır. Kapatılan okul sayısı 2000 den fazladır.
  6. 1970'Ii yıllarda Yüksek Öğretmen Okulları olaylar var diye kapatılmış, suçlu olduğu belirtilen kişiler başka okullarda görevlerine devam etmişlerdir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
  7. Bütün öğretmen yetiştirilen kurumlar 1980 darbesi sonucu kurulan YÖK’e bağlanmış yeni açılan fakültelerde yeterli öğretmen yetiştirilememiştir. İş başında bir milyon yüz binden fazla öğretmen bulunmasına rağmen ülkemizde ÖĞRETMEN KITLIĞI bulunmaktadır.

Sonuç olarak, bu kurumların yerine yenilerinin yapılamaması, esas suçluların serbestçe dolaşıp faaliyetlerine devam etmesi ve diğer faktörler yüzünden ülkemiz insanları ve kurumlarımız çok büyük zarara uğramıştır.

Birde yetkililerimiz şu önemli hususu göz ardı etmemelidir. 1982 Anayasasına göre DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ zorunlusudur. 39 yıldır gençlerimize verdiğimiz din eğitimi yeterli olmadığı için gençlerimize cemaatler musallat olmaktadır. Yani 18 milyon öğrencimizin DİN EĞİTİMİNİ iyi veremediğimiz için gençlerimizi cemaatler etkilemektedir.

Bu durumda yetkililerimiz en kısa zamanda ilkokuldan lise son sınıfa kadar verilecek zorunlu DİN EĞİTİMİNİ en iyi şekilde vermenin yollarını aramalıdır. Programlar hızla yenilenmelidir.

Allah’a emanet olunuz.