SAĞLIK
Giriş Tarihi : 09-02-2021 15:48   Güncelleme : 11-02-2021 10:12

Şimdi da “aşı pasaportu” tartışması…

Şimdi da “aşı pasaportu”  tartışması…

 

Necdet Buluz

 

Pandemi salgını, ülkeleri bazı önlemleri almaya yönetti. Seyahatlerin ve tatillerin başlaması ile bunların içinde aşı pasaportu öne çıkıyor.

Covid-19 salgınına karşı aşılamaya başlayan ülkelerin diğer gündemi ise aşı pasaportu. Aşı pasaportu bir yandan seyahatleri gerçekleşmelerin anahtarı olarak görülürken diğer yandan aşı belgesinin seyahatlerde genel koşul haline gelmesinin etik, hukuki ve toplumsal sıkıntılar yaratabileceği tartışmaya açılmış bulunuyor.

Aşı ile bir çok konuda başarı elde edilebileceği düşünülüyor. Aşının etkileri ekonominin hangi hızla açılabileceğinden, büyükanne ve dedelerin torunlarını ne zaman kucaklayabileceğine kadar uzanıyor.

Fakat hükümetlerin bu konuda vereceği kararların zaten pandeminin sıkıntılarıyla uzun zamandır kendilerini iyice sıkışmış hisseden toplumlarda "ayrımcılık yapıldığı" yolunda algılara yol açması tehlikesi de giderek büyüyor.

Peki, aşı pasaportu ile neler hedefleniyor?

Önümüzdeki birkaç ay içerisinde insanların aşı olduklarını kanıtlamak üzere muhtemelen dijital birer resmi sertifika taşımasının, tıpkı maskesiz sokağa çıkmamak ya da kalabalığa karışmamak gibi genel kural olarak kabul görmesi ihtimali de çok uzak değil.

Bütün bunları bir kenara bırakalım. Aşı pasaportu konusu şimdiden tartışılmaya başladı bile.

Almanya'da hükümete danışmanlık yapan bağımsız bir yapılanma olan Etik Konseyi aşı olanlara herhangi bir ayrıcalık tanınmaması yönünde görüş bildirdi.

Komisyon "Şu anda kişisel özgürlüklere devlet tarafından konulan özgürlüklerin kaldırılmasının kabul edilemeyeceğini" savunurken, bir yandan aşı olanların hastalanmasalar bile virüsü taşıyıp başkalarına geçirmediklerinin henüz kanıtlanmadığını, diğer yandan da aşılananlara özel ayrıcalıklar tanınmasının, hangi kesimlere öncelikle aşı yapılması gerektiği konusunda mücadelelere ve toplumsal huzursuzluklara yol açabileceğini söylüyor.

Fakat komisyon restoranlar, sinemalar gibi özel işyerlerinin kendi kurallarını uygulamasının önünde bir engel olmadığını kabul ediyor.

Almanya'da etkinlik biletleri satış şirketi Eventim, internetten bilet ayırma sisteminde, müşterilere aşı olduklarının kanıtını yükleme imkanı sağladığını açıkladı. Bu da yakında açılabilecek olan konserler ve spor karşılaşmalarını düzenleyen şirketlerin giriş için aşı koşulu koyması beklentisine işaret ediyor.

Aşılama ne kadar yaygınlaşsa da aşının bulaşı önleyip önlemediğinin bilinmemesi nedeniyle sosyal kısıtlamalar sürebilir

Danimarka, şimdiden dijital aşı pasaportu uygulaması başlatmaya hazırlandığını duyurdu. Estonya böyle bir uygulamayı başlattı bile...

İsveç ise uluslararası standartlar sağlandığı takdirde, yaz ayları itibarıyla dijital aşı pasaportu uygulamasına geçeceğini söylüyor.

İsveç'in dijital teknolojiden sorumlu bakanı Anders Ygeman, dünyada seyahat yeniden başlayacaksa bu tür bir belgenin genel uygulama haline gelmesi gerektiğini söyledi ve "İsveç ve çevremizdeki ülkelerde toplum yeniden açılmaya başladığında aşı belgeleri seyahat edebilmek ve muhtemelen diğer faaliyetlere katılabilmek için gerekli olacak" dedi.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Avrupa Birliği'nin uluslararası seyahatlerde bir tür "hızlı şerit" yaratmak amacıyla ortak bir aşı belgesi kabul etmesini önerdi.

Halk arasında aşı konusunda tereddüdün en yüksek olduğu AB ülkelerinden Fransa'da ise aşı belgesinin insanları aşıya mecbur etmenin yolu olarak görülebileceği yolunda yaygın itirazlar dile getirildi ve Başbakan Jean Castex bunun yasal sorunlar doğurabileceğini söyledi.

İngiltere’de aşıdan sorumlu bakan yardımcısı Nadhim Zahawi, hükümetin, insanların başka ülkelere seyahat edebilmesi için bir aşı pasaportu uygulaması düşünmediğini söyledi.

Buna karşılık Zahawi aşı olduğunu kanıtlaması gerekenlerin aile hekimlerinden gerekli belgeyi temin edebileceklerini söyledi.

ABD'de ise Başkan Joe Biden imzaladığı ilk kararnamelerden birinde aşı belgelerinin dijital olarak temin edilmesinin araştırılmasını istemişti.

Bazı ülkeler dışarıdan gelen yolculardan aşı belgesi talep etmeye başlamış bulunuyor.

İsrailli yetkililer ise aşı olmuş kişilerin lokantalarda yemek yiyebilmesi, tiyatro ve sinemaya gidebilmesi, seyahat edebilmesi ve uluslararası seyahatlerde karantinadan muaf olabilmesine imkan sağlayacak bir "yeşil pasaport" uygulamasına gidilebileceğinin işaretlerini verdiler.

İsrail'de uygulanan Pfizer aşısının iki dozunu da olan kişilere verilecek bu tür bir belge, bir yandan insanları aşı olmaya teşvik edeceği diğer yandan da ekonominin çarklarını yavaş yavaş döndüreceği gerekçeleriyle savunuluyor.

Ama aşının bulaşı engelleyip engellemediği henüz belli olmadığından bu fikre genel olarak hala temkinle yaklaşılıyor.

Diğer yandan bu konuda karar alınmasını geciktiren faktörlerden biri virüsün mutasyonla ortaya çıkan yeni varyantları, bir başkası ise hukuken eşitlik ilkesine aykırılık ya da potansiyel olarak fiilen aşı olmaya mecbur bırakma argümanları dolayısıyla sorun yaratması ihtimali.

Çin Şubat ayı ortasına kadar 50 milyon kişinin aşılamasını tamamlamayı hedefliyor.

Yetkililerin aşı kayıtlarını ülkede her vatandaşın kullanması beklenen telefonlardaki sağlık uygulamalarına eklemeyi böylece ülke içinde kentler ve bölgeler arasında seyahatlere uygulanan karantinalardan muaf olunmasını planladıkları yönünde haberler vardı.

Ancak virüsün bazı bölgelerde yeniden hızlı şekilde yayılmaya başlamasıyla bu planların şimdilik rafa kaldırıldığı bildiriliyor.

Tayvan'da da aşının karantinanın ya da diğer sosyal mesafe önlemlerinin yerini almasına kuşkuyla yaklaşılıyor. Şu anda Tayvan'a giriş yapan kişilere 14 gün karantina uygulaması aşı olmuş olsalar ya da olmasınlar devam ediyor.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz