SAĞLIK
Giriş Tarihi : 01-05-2021 08:05   Güncelleme : 02-05-2021 00:11

TAM KAPANMA GELDİ AMA

TAM KAPANMA GELDİ AMA

 

 

Mehmet Çatakçı

Evet :

Tam kapama geldi ama adil olarak gelmedi.

Kapama oldu olmasına da kapama nedeniyle çok ciddi sıkıntı çekecek olanlara destek verilmiyor.

Milyonlarca kişi, tam kapama denilen uygulama nedeniyle iş yerlerini açamıyor, günlük kazancını sağlayamıyor.

Oysa daha büyük kuruluşlar, fabrikalar, imalathaneler harıl harıl çalışıyor.

Buralarda çalışan yüz binlerce kişi hiçbir önlem alınmadan işlerine devam ediyor.

Kimi şirketler, işçilerinin sağlıklı olması için ekstradan para harcayarak korona testi yaptırıyor.

Tabii burada işçi sağlığından çok, kendi işlerinin aksamamasını düşündükleri gerçeğine de ciddi oranda pay bırakmamız gerek.

Devlet ise kendi işlerinin yürümesini sağlayacak kadar bile düşünmüyor kendine çalışanları.

Muhtemelen, “Herkes sıkıntı çekerken devlette çalışanlar maaşlarını alıyorlar nasıl olsa, ayrıca hastalansalar bile yerine koyacak kişi bulmak zor değil” düşüncesindeler.

“Tam” adı altında keyfe keder önlem alınmasının en bariz ve çarpıcı örneği, içkiye getirilen yasak…

Kimse gerçek nedenini açıklamıyor.

Fransa’da ya da herhangi bir ülkede koronaya karşı önlemler arasında içki yasağı hiç yok.

Fransa ve bazı Avrupa ülkelerindeki içki yasağı denilen şey, belli bir saatten sonra içki servisi yapılmaması, hepsi bu…

Örneğin Fransa’da her türlü kafe, lokanta, bistro, snack bar, artık aklınıza ne geliyorsa hepsinde içki servisi de vardır.

Fransa hükümeti diyor ki, “Sokağa çıkma kısıtlamasında, gıda ihtiyacının karşılanması sırasında içki servisi ve satışı yapılmayacak.”

Yani evine yiyecek almak bahanesiyle kimse gidip bir lokantada içki içmeye kalkamayacak.

Fransa’da kısıtlamalar sırasında içkili yerler kapatılmadı, marketlere veya içki de satan yerlere satış yasağı getirilmedi.

Bu yasak bir tek Türkiye’de var.

Amacı da çok belli…

Din devletlerindeki uygulama yapılıyor bizde de.

Birkaçı hariç Müslüman ülkelerde içki satışı ve servisi yok.

Suudi Arabistan’ın Mekke ve Medine kentleri hariç, tüm Müslüman ülkelerdeki turistik otellerde ise içki satışı yapılır.

Türkiye ve birkaç Müslüman ülkede hem içki servisi var hem de içki satışı serbest.

Türkiye’de ilk kez bu ramazanda yiyecek-içecek satan bütün yerler kapatıldı.

Bunun pandemi kuralları ile ilgisi yok.

Çünkü daha önce bir süre kapalı kalan yiyecek-içecek satan yerler, mart ayında açılmıştı.

Ardından lebalep kongreler ve büyük cenaze törenleri yüzünden korona tekrar etkisini artırdı.

Yeni önlemler alınırken, yiyecek içecek satan yerlerin ramazanın ilk gününe kadar açık kalacakları, ama o günden itibaren kapanacakları açıklandı.

Peki bütün yiyecek ve içecek satan yerlerin ramazana kadar açık kalmasının ne anlamı vardı, hangi gerekçeyle tam da ramazanda kapatıldı?

 Milyonların bu kapama sırasında ne yiyip içeceğine gelince iktidar birden sessizleşiyor.

İçkiye bu kadar kafayı takıp mesai harcayacaklarına, milletin derdi olan çorbayı biraz düşünseler şu kapama günlerini daha rahat atlatabilirdik.

Ama şimdi millet panik içinde oradan oraya savruldu.

Umarım ve dilerim, 17 gün sonra eskisinden kötü hale gelmiş olmayız.

DP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt katıldığı bir tv programında bir gazeteciye çok güzel cevaplar veriyor.Sosyal medyada büyük ilgi gördü.

İçki yasak kumar serbest.

At yarışları,şans oyunları vs..serbest.

Esnaf yasak Bankalar serbest.

Lastik tamircisi serbest,oto tamircisi yasak,

Enginyurt sıralıyor da sıralıyor.Katılımcılardan çıt yok.

Çünkü Enginyurt haklı.

KAPAMA KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI…

Tam kapama geldi ama uygulamalarda çifte standart var.

Ankara’da merkezi yerlerde denetim var ama ilçelerde yok.

Benim oturduğum Keçiören de bir tane kontrol yok.

Antalya il olarak işi sıkı tutuyor ama Alanya ilçesinde kontrol hak getire her kes sokaklarda.

Aksaray’dan haberler çok güzel.

Vali işin ciddiyetini biliyor ve sıkı tutuyor işi.

Konya da yine kontroller gevşek.

Peki bu kapanma niye geldi.

Niye bu esnafa bu zarar veriliyor,keyif için mi.

Böyle giderse biz bu Coronayı yenemeyiz.

Bu tedbirleri alan hükümet kötü,bu uygulamalara göz yuman yerel yönetimler halka karşı iyi.

İçişleri Bakanı Sayın Soylu’ya çağrım şudur.

Elini taşın altına koymayanları sıkı takibe alınız.