GÜNCEL
Giriş Tarihi : 15-11-2020 17:47   Güncelleme : 15-11-2020 18:18

YAPILMASI GEREKENLER..

Gazeteci Yazarımız Erdem Noyan, bu kez ülkemizde meydana gelen depremleri özellikle Elazığ’da sene başında meydana gelen 6.8’lik depremi araştırdı yazdı. Bir Elâzığ sevdalısı Vakıf Başkanı Mehmet Çağlar’ın hazırladığı Deprem raporu içler acısı durumu ortaya koyuyor.

 YAPILMASI GEREKENLER..

 ELAZIĞ DEPREMİ VE YAPILMASI GEREKENLER

Ülkemizde depremler oluyor, evler, apartmanlar yıkılıyor, ağlayanlar sızlayanlar hepsi kısa bir süre için, sonra her şey unutuluyor, eski tas eski hamam, olan evlerine ateş düşen ailelere oluyor. Ülkemizin kaderi bu galiba, beşik gibi sallanıyoruz.

Bütün bu gerçekler biline biline peki devletimiz neden bir türlü kalıcı önlemleri alamıyor, bu sorunu kökünden çözemiyor yoksa çözmek mi istemiyor bilemiyorum. Halkta benimle aynı düşüncede. Deprem oluyor o gün o gece canhıraş feryatlar, devlet yetkilileri enkaz başında kıyametleri koparıyorlar,’’ bütün yaraları saracağız, buralara depreme dayanıklı konutları yapacağız ‘’ hepsi bu kadar ne zaman yetkililer enkaz başından uzaklaşıyor, yine eski tas eski hamam.

Bakın sevgili okuyucularım, bir yılda ülkemiz önemli iki depremle karşı karşıya kaldı, birisi Elâzığ diğeri İzmir depremi, meydana gelen irili ufaklı depremleri saymıyorum. Peki ne oldu bu depremlerden sonra önce Elâzığ Depremi ağır hasarlı bir depremdi, 6.8 büyüklüğünde ve 37 ölü, 655 yaralı, arkasından geçen ay İzmir Depremi meydana geldi. Yine bilindik görüntüler yine koşuşmalar enkaz başında ağıt yakmalar, sonra ne oldu bu acı dolu depremi fırsat bilen çıkarcılar her şeyini kaybetmiş o acılı aileleri neredeyse soyma girişimleri. Fırsatçılar bunu fırsata çevirerek o çadırlarda kalan ve yakınlarına sığınan vatandaşları adeta soyup soğana çeviriyorlar ve maalesef bu konuda ciddi bir tedbirde alınamıyor.

Gelelim yaklaşık bir yıl önce acı dolu depremi yaşayan Elazığ’a. Sevgili okuyucularım elime bu depremle ilgili bir rapor geçti inanamazsınız, anlatılanlar korkunç. Elazığlı nasıl bir şehrin üzerinde oturuyormuş ve hala oturuyor bilemiyorum.

Raporu gönderen bir Elâzığ sevdalısı bütün hayatını Elazığ’ın mutluluğuna ayırmış bir insan. Elâzığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Başkanı Mehmet Çağlar. Sayın Çağlar, Prof. Dr. İlhami Kiziroğlu ve Elâzığ Ticaret ve Sanayi odasının desteklerini de alarak muhteşem bir Elâzığ Deprem raporunu hazırlamış. Bu yılın başında Elâzığ’da meydana gelen ve 37 kişinin ölümü ve 655 kişinin yaralanmasıyla son bulan depremde, facia geliyorum demiş. Mehmet Çağlar tarafından hazırlanan raporda, şehrin konut stoku, yanlış yapılaşma hakkında kapsamlı bilgilere yer verilmiş.

24 sayfadan oluşan Deprem raporunda, bugüne kadar aradan bir yıla yakın zaman geçmesine rağmen hala birçok sorunun çözülemediğine yer veriliyor. Rapor da Elazığ’da yapılan konutlarda kurallara hiç uyulmadığı, aksine inşaatlarda kullanılan malzemelerin mevzuata ve mühendislik kurallarına hiç uymadığına da yer veriliyor.

HATALAR HATALAR…

Sevgili okuyucular, inanamıyorum, böyle bir bölgede yaşıyoruz, Devletin böyle kuralları bulunuyor da böyle inşaatlar hala nasıl yapılıyor bir türlü anlayamıyorum. İşte şimdi sizlere çeşitli birimlerden de destek alarak hazırlanan ve Mehmet Çağlar imzasını taşıyan, Elâzığ Deprem raporundan bir kesit sunuyorum. Hayretle okuyacağınız bu raporda Elâzığ depreminde yıkım nasıl ve neden meydana gelmiş.

1-Bölgede yer alan bina stokunun bütün bölümünde; şantiye ortamında ilkel yöntemlerle üretilen beton olarak bilinen, düşük dayanımlı beton kullanılmıştır. Günümüzde en az C25 sınıfı beton kullanılması gerekmektedir.

2-İlkel yöntemlerle üretilmiş olan bu betonlar, yıkanıp elenmemiş, dere kumu ile yapılmış,

3-Kent genelinde yapılan incelemede hazır beton kullanılan binaların yıkılmadığı, depremden etkilenmediği görülmektedir.

4- Elâzığ depreminde yıkılan binaların tasarım ve yapımında mühendislik hizmeti alınmamış olması,

5- Hasar gören binaların neredeyse tamamında donatımların nervür süz, düz çelik olduğu, çaplarının ve miktarlarının yetersiz olduğu görülmüştür,

6- Elâzığ kent merkezinde ki binalar da bazı mimari unsurların da hasar artırdığı gözlenmiştir, bu nedenle Elâzığ şehrinin 1/4 ‘ü hasar görmüştür.

İşte böyle sevgili okuyucular, Mehmet Çağlar ne kadar haklı ve bu raporu ortaya koymayla. Bizde müteahhitlerin maalesef acıklı durumu ortadadır, ne ciddi denetim var, ne de vicdan var tabi burada bütün müteahhitleri töhmet altında bırakmamak da lazım işini ciddi yapanlar zaten görülüyor, deprem sırasınd işini iyi yapan kurallara uyan müteahhitlerin yaptığı konutlar ayakta ama etrafında kuralsız, kanunsuz yapılan konutlar yerle bir oluyor. Yazık bu insanlarımıza, cahil ve işini iyi yapmayan sırf para kazanma sevdasında olan müteahhitlerin gazabına uğruyorlar.