GÜNCEL
Giriş Tarihi : 30-07-2020 17:45   Güncelleme : 04-08-2020 19:57

Yazarımız Erdem Noyan, Ayasofya'nın gizemini Yazdı..

‘’ Rezaletu’l-Rezilu’l-R Üsva! ‘’ yani Türkcesi ‘’ Ayasofya Cami-i Kebir-Şerifi.’’ Tabi bunların üzerine çok şeyler söylenebilir, okunabilir ve söylendi de ancak bu sefer Osmanlıca’yı çok iyi bilen bu konuda neredeyse hatim indirmiş bir tarihçiden dinleyeceksiniz, Ayasofya’yı ve kapısına asılan yeni tabelayı..

Yazarımız Erdem Noyan, Ayasofya'nın gizemini Yazdı..

KİLİSEDEN CAMİYE ÇEVİRİVERDİ

Sevgili okuyucular neredeyse aylardır Ayasofya ile yatıp kalkıyoruz, bütün medya, Siyaset bunla ilgili, Ayasofya yıllardır zaten açıkdı orada dört vakit namaz kılınıyor, ezan okunuyor, tabi sadece belli kesminde, zaten burada  namazda kılınıyor diye Muhalefet Bar Bar bağırıyor, iktidar ise hiç bunlara aldırmadan yoluna devam ediyor ve  büyük bir şovla Ayasofya’yı yeniden İslam’ ın emrine verdi ve bütün Dünya’yı karşısına alma pahasına o kutsal mekanı Kilise’den camiye çeviri verdi, üstelik yargı kararıyla bu ne getirdi, Dünya’ya karşı elini güçlendirdi ve Hükümetimiz  değil yargı karar verdi bizde bu kararı uyduk dedi.

Tabi iş burada bitmedi içerden ve dışardan gelen bütün tenkitlere rağmen yola devam, Ayasofya’mız İbadet’e açıldı hem de cami olarak, buraya kadar güzel ,açılış da bu kez bilmediğimiz ve tartışma konusu olacak bir tabela meselesi ortaya çıktı, bu tabela oraya  bilerek mi asıldı, yoksa bilinçsiz mi asıldı, önümüzdeki günlerde kanımca bunu da tartışacağız. Yapılan bir yanlışlık dikkatli bir tarihçi tarafında gün yüzüne çıkartıldı. Ayasofya’nın iç mekanlarının tartışması şöyle dursun bu kez , eskisi çıkartılıp yeni asılan tabela günün konusu oldu. Osmanlıcayı neredeyse hatim etmiş ve Ayasofya konusunda tecrübeli bir isim İskender Can adında bir tarihçi bu yanlışı ortaya çıkardı ve Ayasofya’nın  kapısına asılan yeni tabela hakkında ilginç uyarılarda bulunuyor, şimdi noktası, virgülüne dokunmadan bu metni size sunuyorum.

‘’ REZALETU’L- REZİLU’L-R !

Ayasofya’ya konulan tabela!..peki ne yazıyor, ‘’ Ayasofya Cami-i Kebir-i Şerifi.’’

Nece ? Eski Türkçe..Yani güya ‘’ Osmanlıca ‘’! Bir altta ne yazıyor? ‘’ Ayasofya-i Kebir-i Cami-i Şerifi.’’

Bu nece ? Buda güya ‘’ eski Türkçenin yeni harflerle yazılışı ‘’!

Peki..Eski harflerle, ‘’ Ayasofya Cami- Kebir-i Şerifi ‘’ diye yazılan bir yazı, yeni harflerle yazılınca neden, ‘’ Ayasofya-Kebir-i Cami-i Şerifi.’’ Diye komik bir hale geliveriyor ?

Cevap : Cehaletten !

Peki ‘’ Cami-i Kebir ‘’ nedir, ‘’ Cami-i Şerif ‘’ nedir ?

Cevap: Her ikisi de ‘’ Ulu Cami ‘’ demektir. Peki her ikisi neden birlikte kullanılıyor ?

Cevap : Cehaletten !

Peki, doğru olan hangisi ? Yani, Türkçesi, ‘’ Ayasofya Ulu Camii. ‘’

En altta ne yazıyor ? ‘’ Mescid  Ayasofyau’l –Kebir.’’  Nece ? Güya  Arapça ! Ne anlama geliyor ?

‘’ Büyük Ayasofya Mescidi.’’

Peki ‘’ Cami  ‘’,Arapçaya çevrilince niçin birden bire  ‘’ mescid ‘’ oluverdi ? Çünkü ‘’ Google Translate ‘’ anca o kadar çeviriyor !

Diyanet; ‘’ Mescid ‘’ ile ‘’ Cami ‘’ arasındaki farkı bilmiyor olabilir mi ? Demek ki bilmiyor !

‘’ Mescid ‘’ ile ‘’ cami ‘’ aynı şey ise ,’’ Osmanlıca ‘’sını da öyle yazaydınız bari ?

Ayrıca.. ‘’ Mescid Ayasofyau’l – Kebir. ‘’, ‘’ Ayasofya Ulu Camii ‘’ anlamına gelmiyor..Ya ne anlama geliyor  ? ‘’ Cami ‘’ nin değil ‘’ Ayasofya’nın ulu olduğu ‘’ anlamına geliyor !

Peki, ‘’ Ayasofya Cami-i Kebir-i Şerifi’’ nin Arapçası nasıldır ? Şu Şekildedir : L’ cami’ul- kebiru’l- şerifu’l- Ayasofya .’’ E niçin öyle yazmamışlar ? Çünkü Google Translate böyle çevirmemiş ! Peki tabelanın diyer yerinde ne yazıyor ? ‘’ 1441 ‘’ yazıyor ! bu nedir ? yani, 2020 yılının ‘’ Hicri Takvim’’ deki karşılığı ! Peki Osmanlı ‘’ Hicri takvimi ‘’ i mi kullanıyordu ? Hayır ! Tazminat’ tan sonra, 1840’da ; Hicri Takvim yerine ‘’ Rumi Takvim ‘’ kullanılmaya başladı. 1870 ‘ e kadar her ikisi birlikte  kullanıldı,1870’ te ise tamamen ‘’ Rumi Takvim’’ e  geçildi. Çünkü Hicri Takvim, bugün kullandığımız ‘’Miladi Takvim’’ e göre  yılı ‘’ tam 11 gün eksik ‘’ ölçüyordu ! ( Bu nedenle her yıl Ramazan ayı 11 gün geriye gider. )

Peki, Osmanlı’nın 1870’ te, kullanmayı kesin olarak bıraktığı takvimin bu tabelada ne işi var ? Hiiiç  cehaletten !...

Haydi diyelim illa ‘’ Hicri Takvimi ‘’ kullanacaksın.. ‘’ Hicri Takvim ‘’ yılı kullanıldığında ,yanına Arapça ile ‘’ ince h ‘’ harfi konur ki, ‘’ Hicri yıl olduğu ‘’ anlaşılsın..Bunda o da konulmamış!

Neden ? Cehaletten !

 Anadolu toprakları; Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet dönemleri dahil böyle baştan savma bir dönem yaşamamıştır ! Kılıçlı Kılıçsız bunca ulema, Prof. vs  toplanmışlar ; ortaya böyle bir tabela çıkmış..Bir tek İngilizce doğru.. Helal olsun.

İş de böyle sevgili okuyucularım Dünyaca Ünlü ve  geçenlerde büyük şovlarla açtığımız koca Ayasofya’nın bu kezde kapısına son dakikada asılan tabelası büyük mesele oldu ve olacak  gibi, bu yanlışlık nasıl yapıldı hep beraber bekleyip göreceğiz öyle  gözüküyor.. hepinize iyi, sağlıklı bayramlar diliyorum..Bayramdan sonra görüşmek dileği ile..

‘’