SİYASET
Giriş Tarihi : 04-07-2021 09:16   Güncelleme : 04-07-2021 09:17

ZAM YAĞMURU

 ZAM YAĞMURU

 

 

Mehmet Çatakçı

 

Emekliler geçim sıkıntısı çektikleri için Ankara’nın Ulus semtinde seslerini duyurmak için yönetenlere bir çağrı yapacaklardı.

Bir basın açıklaması.

Ama bir baktılar ki polis biber gazı ve orantısız güç kullanarak emeklileri yerlerde sürüdüler.

Emekliler arasında emekli emniyet mensupları da vardı.

Görevde olan polisler ve amirler unutmamalı ki bir zaman sonra onlarda emekli olacaklar.

Onlara da yeni gelenler aynı muameleyi onlardan öğrendikleri için yapacaklardır.

Çalma kapıyı,çalarlar kapını.

 

Çarşamba akşamı kara haber önümüze düştü. Elektrik fiyatlarına %15 zam geldi. Daha bunu sindirememiştik ki bir haber de doğal gazdan geldi. Doğal gazın fiyatı konutlarda %12, sanayide %20 zamlandı.

Bu kadar yüksek oranlarda zam yapılmasının nedeni ne?

Türkiye, yılda 45-50 milyar metreküp doğalgaz ithal ediyor. Doğal gaz gereksiniminin hemen hemen tamamı, ithalat yoluyla karşılanıyor. Rusya, İran ve Azerbaycan’dan boru hatları üzerinden doğal gaz ithal ediliyor. İhtiyacın bir bölümü de sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatıyla karşılanıyor.

Rusya, İran ve Azerbaycan’la yapılan uzun dönemli sözleşme gereğince doğal gaz fiyatı, üçer aylık dönemlerde petrol ve türevlerindeki harekete göre gözden geçiriliyor. İthal edilecek gazın fiyatının hesaplanmasında kullanılan formüle esas oluşturan petrol ve türevlerinin fiyatı düşerse, belli bir zaman dilimi içinde (6 ile 9 ay arayla) gaz fiyatları da geriliyor.

Türkiye’de doğal gaz ve çoğunlukla doğal gazdan üretilen elektriğin fiyatını bu çerçevede iki önemli değişken etkiliyor. Birincisi yukarıda da ifade ettiğim gibi dünyadaki petrol fiyatları. İkincisi ise doğalgazı biz üretemediğimiz ve dışardan ithal ettiğimiz için Dolar karşısında Türk Lirası’nın değeri.

Petrol fiyatlarında ve Dolar/TL’de son altı ayda yaşadığımız değişimi hatırlarsak belki zamların kaynağını daha anlaşılır hale getirebiliriz.

2021 yılının başında Brent petrolün varil fiyatı 50 dolar seviyesindeydi. Şu günlerde ise 70-75 Dolar bandında. Yılbaşından bu yana petrolün fiyat artış oranı %40 olmuş. Petrol fiyatları küresel pazarda belirlendiği için burada müdahale edebileceğimiz bir yer yok!

İkincisi ise Dolar/TL kuru. Yılbaşında 7,40 seviyelerinde olan Dolar/TL bir ara 2021 Haziran ayında 8,88’i dahi gördü. Son baktığımda ise 8,70 seviyesinde idi. TL’nin bu altı aylık süreçte değer kaybı %17,5!

Aynı dönemde vatandaşa yansıtılan doğalgaz birim fiyatındaki artış %18 ve elektriğin birim fiyatındaki artış ise %21 oldu!

Evet petrol fiyatlarını kontrol edemiyoruz ancak kontrol edebilme konusunda gücümüz olan diğer değişken Dolar/TL’de de maalesef gerekli adımları atamadık.

Bu adımlar atılmayınca da üreticiden tüketiciye herkesin kesesine zarar verecek bu yüksek oranlardaki zamlarla karşılaşmak durumunda kaldık.

Bütün bunların üzerine sormak istediğim soru ise başka!

Kısa bir süre TCMB Başkanlığı görevinde bulunan ve ardından görevden alınan Başkan Naci Ağbal döneminde bir ara Dolar/TL 6,90 seviyesine kadar geriledi. Ardından tekrar 7,70’li rakamları görse de izlediği para politikasındaki ısrarı ve en azından doğruları yapma konusundaki eğilimi nedeniyle Dolar/TL’nin yıl başındaki seviye ile hemen hemen aynı düzeyde kalabileceğini öngörmek çok da zor değil!

Ve eğer TL yılbaşından bu yana bu kadar değer kaybetmemiş olsaydı, sizce biz bu kadar yüksek oranda zamlarla karşı karşıya kalır mıydık?

Elbette petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle bir fiyat artışı gerekecekti ancak bu artış oranı dünyadaki gelişmelerle paralel olacaktı.

Ve unutmamak gereken bir şey daha var.

Elektrik ve doğal gaz zammı sadece elektrik ve doğal gaz zammı değildir! Üreticinin en önemli maliyet kalemlerinin başında gelen enerji maliyetlerinin artmasıdır.

Artan maliyetler ise belki bugün değil ama yarın bütçelerimizde açılan deliklerin çoğalması anlamına gelir.

Bu arada da Sayın Hazine ve Maliye Bakanı da anlatmaya devam eder!

En önemli önceliğimiz enflasyonu düşürmek!”

Önceliğin enflasyonu düşürmek olduğunun söylendiği zamanda zam oranları böyle oluyorsa, önceliğin bu olmadığı bir ana denk geldiğimizde yaşayabileceklerimizi de varın siz düşünün!