SİYASET
Giriş Tarihi : 05-06-2020 22:32   Güncelleme : 17-06-2020 23:09

AKLA TAKILAN KORONA SORULARI..

Köşe yazarımız Erdem Noyan bir bilim insanının feryadına kulak verdi..

AKLA TAKILAN KORONA SORULARI..

AKLA TAKILAN KORONA SORULARI..

 

Cumhurbaşkanımızın komutuyla, ülke birden bire sanki koronayı yenmiş, hiçbir şey kalmamış gibi, ipinden boşalırcasına normal hayata dönmeye başladı, burada bir yanlışlık var, ya bilim insanları bu işi hiç bilmiyor yada siyasiler bu işi çok iyi biliyor. Eminim ki bu işi bilen sadece iki kesim var, birisi 65 yaşındaki büyüklerimiz diğeri ise 18 yaş altı küçüklerimiz, sanki korona sadece bu iki kesim için var oldu, onlar içeriye onun dışındakiler dışarıya. Bilim insanları bar bar bağırıyorlar, korona hala geçmedi, dünya yı kasıp kavuruyor, tedbirler erken kaldırılıyor, biraz daha sabretmeliyiz, aksi takdirde ikinci dalga gelip vurur geçer ‘ ama kim dinliyor, bilim kurulu çıkıp gerçekleri anlatmıyor, sadece gelişmeleri siyasilerden duyuyoruz, başta da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, kontrollü serbest hayata geçtik, peki durum böyleyse neden 65 yaş ve 18 yaş altını evlere mahkum ediyoruz, onlara da izin verelim, onlarda  kontrollü hayata geçsinler aksi takdirde bu hem adaletsiz ve hem de onlara yapılan bir haksızlık olur.

Bakın bu gün sizlere ülkemizde tanınmış bir bilim insanının feryadını anlatacağım hem de noktasına virgülüne dokunmadan, hani kontrollü serbest hayata başladık ya iş de  hocamız bir taraftan alınan bu kontrollü serbestlik konularında uyarılarını yaparken öte taraftan da sağlıkçılar için bundan sonra alınması gereken tedbirleri satır satır sıralıyor, bu satırlar da bundan sonra neler olabilecek onları duyacaksınız, Ülkece, özellikle sağlık çalışanları ile ilgili  Korona konusundaki uyarıları ilk ağızdan, ünlü profösörlerimizden bilim insanı Prof.Dr.Koray Ağras’dan dinleyelim.

‘’ sosyal mesafe planlamaları parklardaki çimenler için bile yapıldı, peki ya hastanelerdeki sosyal mesafe ?eskisi gibi polikliniklerde doktor başına günde 100-150 hastaya bakılacak mı? yoksa,’’ bir doktor saatte iki-üç hastadan fazla bakmayacak ‘’ gibi bir düzenleme olacak mı? Olmayacaksa, neden berberlerde, marketlerde müşteriler için sınırlamalar var da ,polikliniklerde ki hastalar için yok? Sağlıkcıların ve hastaneye başvuran hastaların canının kıymeti yok mu? Hastalar kapılarımızda burun buruna beklemeye devam mı edecekler? Şu dönemde sadece randevuyla hasta bakmak daha doğru bir uygulama olmaz mı? Poliklinik odaları saatte bir temizlenip havalandırılsa nasıl olur mesela? Penceresiz odalarda hasta bakılacak mı? Odalarda ki klimaların çalıştırılması sakıncalı olur mu ? ‘’ Tele Konsültasyon ‘’ gibi teletıp hizmetleri için gerekli hukuki  düzenlemeyi biran önce meclisten geçirerek, polikliniklerde ki hasta trafiğini azaltmak adına yeni bir triaj metodu uygulamayı neden hala düşünmüyoruz ? Ameliyathanelerde günde maksimum kaç hasta alınacak? Ameliyat araları ideal olarak kaç dakika olacak ?Aralarda oda temizliği için yeni ilkelerimiz ne olacak ? Yoksa performans ve fatura kaygısına yenik mi düşeceğiz ? Kovid  plikliniğinde  nöbet tutan arkadaşlar ertesi gün gelip normal hastaların ameliyatına mı girecek? Böyle bir hasta Kovid (+) olursa sorumlu kim olacak ? Hala 3-4 kişilik odalarda hasta yatıracak mıyız ? Kalabalık doktor vizitleri, toplantı ve seminerlerde bir ‘’ yeni standart olacak mı ‘’ ? Önümüzdeki dönemde hastanelerdeki insan trafiğinin çok artacağı kesin. Medyamıza sormak isterim, bu konu plajlar da şezlongların nasıl yerleştirileceğinden çok daha önemli değil mi ? Lütfen; daha fazla sağlık çalışanını ve  hastayı kaybetmeden ve de Hastaneleri yeni pandemi odağı haline getirmeden önlem alalım. Gevşemeden  olası ikinci dalga için hazırlanmamız gereken çok kritik bir süreçteyiz.’’ Her minnettarız kelimesinde içimiz sızlıyor ‘’.