GÜNCEL
Giriş Tarihi : 12-07-2020 19:02   Güncelleme : 13-07-2020 21:32

Gazeteci Noyan"Atatürk’ün talimatıyla hazırlanan Tapu Belgesinde neler Yazıyor?"

Yazarımız Gazeteci Erdem Noyan, son günlerin tartışma konusu olan Ayasofya’ya ait Tapu senedine ilişkin bilgileri paylaştı.

Gazeteci Noyan

19 Aralık 1936 senesinde Atatürk Ayasofya’yı, Ayasofya’yı Kebir Camii Şerifi olarak tapuya tescilini yaptırıp, hazırlanan bu tapuyu Ebulfeth Sultan Mehmet Vakfına veriyor. Şu an elimizde bulunan ve Atatürk’ün talimatıyla hazırlanan Tapu Belgesinde, Ayasofya Camiine yönelik bütün bilgiler yer alıyor. 
 
Son haftalarda Türkiye’de ve Dünya’da büyük tartışmalara neden olan ve önceki gün Danıştay tarafından oy birliği ile onaylanan, Ayasofya Camii ne ilişkin kararname, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla ikinci kez değiştirilerek, Ayasofya camii olarak tescili yapıldı. Uzun tartışmalara neden olan ve yıllarca Camimi, Kilisemi tartışmalarına neden olan, Ayasofya Müzesi’ ne yönelik 1936 tarihli Tapu Belgesi de ortaya çıktı. Atatürk’ün talimatıyla 1936 Aralık ayında hazırlanan tapu kayıtlarında, İstanbul, Eminönü, Cankurtaran Mahallesinde bulunan Ayasofya’ya ait Tapuda şu bilgilere yer veriliyor ve Ayasofya, Türbe, Akaret, Muvakkithane ve Medreseye Müştemil Ayasofya’yı Kebir Camii Şerifi olarak adlandırılıyor. 1936 Aralık ayında o dönemin Eminönü Tapu Şube Müdürü Fikret Sinirlioğlu imzasıyla hazırlana Tapu belgesi de gösteriyor ki, Ayasofya Kilisesi olarak tartışmalara konu olan ve o tarihlerde Türbe olarak da kayıtlara geçen Ayasofya kilisesi Atatürk’ün talimatıyla öz be öz İslam Camii olarak tescili yapılmış. Bütün bu resmi kayıtları ortadayken, neyin fırtınaları yıllarca koparılmış anlamak da mümkün değil, devletin arşivlerinde Ayasofya’ya yönelik bütün bilgi ve kayıtlar ortada bulunurken ve 1936 yılının 19 Aralık tarihinde Atatürk’ün talimatıyla Tapusu çıkarılan bu ulu mabedin, öyle anlaşılıyor ki, önceki Hükümetler tarafından Ayasofya Kilise mi yoksa Cami mi tartışmaları ile bu millet birazda uyutulmak istenmiş. Ancak o kurtarıcı büyük insan Atatürk, bu günleri görmüş olacak ki, tartışmaları ortadan kaldırmak için, Devletin en kıymetli belgesine, açık açık bütün kayıtlara geçirtmiş ve 1936 yılında Atatürk’ün sağlığında hazırlanan bu Tapu ile öyle umut ediyorum ki Ayasofya tartışmaları artık son bulacak ve Atatürk’ de yattığı yerde huzur bulacaktır.
Sevgili okuyucularım, bu Tapu şu an en kıymetli evrak olarak Devlet arşivlerinde yer alırken her fırsatta kafalarını kaldırıp Türkiye’ye dil uzatan yabacı ülkelere de bu resmi kayıt ile, şamar gibi yüzlerine vurulmuş olacaktır. Atatürk çok açık olarak Ayasofya’nın statüsünü ve ibadet şeklini Tapu ya işletmiştir ve o kadar adaletli davranmıştır ki, Ayasofya’yı tapuya kaydetmekle kalmamış, aynı zamanda hazırlanan bu Tapuyu hemen, Ebulfeth Fatih Sultan Mehmet Vakfına vermiştir. Atatürk’ün bu hareketi aynı zamanda Ülkemizde özellikle bazı çevrelerin ortaya attıkları iftiralara da bir cevap niteliği taşımaktadır. Umarım Danıştay’ın Ayasofya ile ilgili aldığı bu karar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararname ile yeniden tescillenen Ayasofya camii ülkemize olduğu kadar bütün dünyaya da hayırlı olur.