DÜNYA
Giriş Tarihi : 24-10-2020 18:22   Güncelleme : 26-10-2020 06:46

UKRAYNA YEREL SEÇİMLERİ VE TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ

25 Ekim’de Ukrayna’da yerel seçimler var. Post-Maydan Ukrayna’sında 6 yılda birçok seçim yapıldı. Somut olarak değişen bir durum olmadığı ortada. Komedyen Zelenskiy’nin sempatisi dışında açık bir icraatını göremiyoruz.

UKRAYNA YEREL SEÇİMLERİ VE TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ

 

Dimitri Kherson

 

Zaten Maydan sonrası geçen ilk 3 yıla baktığımızda Ukraynalılar değişim olmadığını gördükleri için ülkelerini terk ettiler. Ukrayna nüfusu her geçen yıl azalıyor. Rakamları incelersek 1994 yılında 51 milyon olan nüfus bugün 42 milyona düşmüş durumda. 2,5 milyonluk Kırım’ın 2014 yılında referandumla Rusya’ya katılması da büyük bir etken tabi ki. 

Öte yandan kendini Avrupa ülkesi olarak nitelendiren Ukrayna’da yaşam standartları Avrupa’nın çok gerisinde. Ortalama gelir 150$. Emekli maaşı ise 45$. Rakamlar standart bir Avrupa ülkesine göre kötü durumda. Ortalama yaşam süresi de yine maaşlar gibi Avrupa’nın çok gerisinde. Bunun da temel sebebi Ukrayna’daki süregelen siyasi türbülanstır. 

Yaklaşan seçimler bu sürecin devamı niteliğinde olacak gibi görünüyor. Yerel elit tabakanın kendisine çalışması, oligarşinin kendilerini veya desteklediklerini iktidara getirmesi, Kiev yetkililerinin durum üzerindeki kontrolünü her geçen gün daha da kaybettiriyor. Zelenskiy’nin etrafı her geçen gün daha da “karanlık” insanlarla çevriliyor. Bunlardan en çarpıcı olanı, bir yılı aşkın süredir Ukrayna gemi endüstrisinin her geçen yıl daha da çökmesine sebep olan Nikolayev Oblastı Valisi Aleksandr Stadnik. Hizmet etmekten ziyade cebini doldurmakla meşgul Stadnik. O ve onun gibiler Ukrayna’da muktedir olduğu sürece Zelenskiy’nin bir dönem daha görevde kalması imkânsız gibi gözüküyor. Bu da akıllara şu soruyu getiriyor: Ukrayna bu şekilde devam ederse yeni bir Maydan daha geçirebilir mi? Cevabı net olmamakla birlikte kesinlikle imkânsız değil. 

Zaten mevcut durumda Zelenskiy’e güvenmeyen ABD, Ukrayna’ya her geçen gün daha fazla doğrudan müdahil oluyor. Açık örneklerden birisi daha geçen gün yaşandı. ABD’nin Kiev Büyükelçiliği yaptığı resmî açıklamada Covid-19’a karşı geliştirilen Rus aşısı Sputnik-V’i Ukrayna’nın satın almayacağını söyledi. Buradan da açıkça anlaşılıyor ki Washington aldığı kararları açıklamak için Zelenskiy’nin sözcülüğüne ihtiyaç duymuyor. Elçilik, doğrudan ne söylenecekse söylüyor. 

Malum son dönemde Türkiye’nin Ukrayna ile ilişkileri geçmişe göre çok gelişti. Birçok alanda stratejik ortaklıklar söz konusu. Peki Türkiye, Zelenskiy’e verdiği destekle doğrudan ABD’ye neden hizmet ediyor? Üstelik bunun ekonomik olarak bir karşılığını almadan. Belki de Türkiye’nin şahsi ekonomik çıkarlarına odaklanan daha dengeli bir politika çizmek aslında daha mantıklı olabilir.