SİYASET
Giriş Tarihi : 24-05-2026 13:45   Güncelleme : 25-05-2026 07:56


​Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği tarihi "mutlak butlan" kararı, CHP’de sadece hukuki bir dönemi kapatmadı; aynı zamanda arkasında büyük bir enkaz bırakan "İstanbul merkezli" o tehlikeli senaryonun da sonunu ilan etti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık makamına dönmesi, partiyi kendi şahsi ikballeri için bir sıçrama tahtası olarak görenlerin kurduğu gizli çarkı darmadağın etti.
​Bugün geriye dönüp baktığımızda daha net görüyoruz: İyi ki o Cumhurbaşkanlığı adaylığı dayatmaları ve ihtirasları hayata geçmedi. Eğer geçseydi, Türkiye’nin asırlık çınarı bugün çok daha derin bir uçurumun dibinde olacaktı.
​İmamoğlu Senaryoları ve Özgür Özel’in Rolü
​Cumhuriyet Halk Partisi’ni adım adım bu kurumsal krize sürükleyen süreç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibinin kapalı kapılar ardında yazdığı o senaryolarla başladı. Parti, cumhuriyetin kurucu değerlerinden koparılarak; parayla, güçle ve delege avcılığıyla dizayn edilmek istendi. Özgür Özel ise bu senaryonun vitrin süsü, meydanlarda gençleri ve halkı tüketen bir figüranı olmaktan öteye geçemedi.
​Peki bugün ne oldu? O ihtiraslı ve kibirli "İstanbul dükalığı" çöktü. Bugün Ekrem İmamoğlu cezaevinde, yargılandığı ağır davaların ve kendi ördüğü ağların gölgesinde. Özgür Özel’in ise meydan meydan gezerek yaptığı yüzü aşkın içi boş mitingin ardından halk nezdinde inandırıcılığı sıfırlandı. Değişime inanarak mitinglere koşan pırıl pırıl üniversite öğrencileri yalnız bırakıldı, gözaltına alınan gençlere sahip çıkılmadı. İşte bu sömürü düzenini gören halk meydanları terk etti; son mitinglerdeki o yarı yarıya seyrelme, bu sahte senaryoya tabanın kestiği en ağır cezadır.
​Kılıçdaroğlu’nun Önündeki Tarihi "Nispet ve Temizlik" Görevi
​"Kendi evine nizam veremeyen, memlekete istikrar getiremez."
​Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkez binasına sadece eski mesaisine devam etmek için dönmüyor. Önünde tarihi bir iade-i itibar ve temizlik görevi var. Kılıçdaroğlu, partiyi bir ur gibi saran bu İstanbul kliğini, Ali Mahir Başarır ve Veli Ağbaba gibi statükocu delege avcılarını ve yerel yönetimleri birer finans kapısı gören şaibeli yapıları tavizsiz bir şekilde tasfiye etmek zorundadır. CHP, ancak bu iç temizliği yapabilirse yeniden "ülkeyi yönetme vasfına" kavuşabilir.​İçindeki şaibeleri temizlemiş bir CHP , Türkiye’nin ihtiyacı olan o büyük güven iklimini inşa edecektir. 

Yeni Bir Yönetim ve Gelecek Projeksiyonu

Kılıçdaroğlu'nun inşa edeceği veya şekillendireceği bir yönetim anlayışında, kutuplaşmanın önlenmesi ve birlikte hareket edilmesi, onun geçmişteki uzlaşmacı tavrının kurumsallaşmasına bağlı olabilir. Ancak siyaset dinamik bir süreçtir ve toplumun değişen beklentileri, yeni liderlik profillerini de beraberinde getirebilir.

sokaktaki kutuplaşmanın bitmesi işte bu devlet adamlığına bağlıdır. Tarih, kendi partisindeki dolapları yıkan ve memleket menfaatini şahsi hırslarının önüne koyan liderleri yazacaktır. Vakit, arınma ve büyük uzlaşma vaktidir.

NİHAT ALPARSLANNİHAT ALPARSLAN