SİYASET
Giriş Tarihi : 09-08-2020 23:35   Güncelleme : 11-08-2020 11:48

Yazarımız Gazeteci Erdem Noyan, AK Partinin 20 yıllık geçmişi ile ilgili önemli tespitleri kaleme aldı.

Bu süre içinde AK Parti, iki cumhurbaşkanı, dört başbakan, kırkın üstünde bakan ve ikibine yakın da milletvekili eskitti.

Yazarımız Gazeteci Erdem Noyan, AK Partinin 20 yıllık geçmişi ile ilgili önemli tespitleri kaleme aldı.

 

Sevgili okuyucuların inanın çok şaşkınım, büyük umutlarla iş başına gelen ve yaklaşık 90 yıllık siyasi hayatımızda pek kimseye nasip olamayan, büyük bir heyecanla iş başına gelen ve ilk yedi yıl başarıdan başarıya koşan, AK Partinin yirmi yıl gibi bir süre içinde bu kadar çok sayıda siyasi dava arkadaşlarını eskitmesi ve yok etmesini inanın hiç görmedim.

Bu süre içinde AK Parti, iki cumhurbaşkanı, dört başbakan, kırkın üstünde bakan ve ikibine yakın da milletvekili eskitti. AK Partinin kurucular kurulu üyesi olan eski Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak, partinin yedi yıllık başarı ve sonraki dönemin başarısızlık hikayesini tek cümleyle itiraf etti’’ kurucu irade ve aktörler yerini tek iradeye bıraktı ‘’

Eski hükümetler ve siyasi partiler döneminde de bakanlar kurulu üyeleri değişir ve parti teşkilatlarında yenilenmeler olurdu ancak, AK Parti de bu işler biraz farklı işliyor ve tasfiye edilenler neredeyse düşman ilan edilerek gönderiliyor. Bakın, ayrılıyorlar demedim, bir fısıltıyla, ya da bir işaretle görevlerinden ayrılıyorlar demeye çalışıyorum, bu ayrılıklarda ne bir ses çıkıyor ne bir itiraz var, ancak görevden alınan o isimler sessiz sedasız kendi dünyalarına çekiliyorlar. Peki bu iş ne zamana kadar böyle sürdü, AK Parti genel başkanlığına getirilen ve yüzde 49 gibi yüksek oy alarak, başbakan olan Ahmet Davutoğlu’nun işten uzaklaştırılmasına kadar sürdü. İşte o tarih den itibaren AK Partide tek isim olan güçlü lider ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a baş kaldırmalar başladı, partinin ve kabinenin iki önemli ismi görevden alınınca adeta baş kaldırdılar ve kendi başlarına parti kurarak salvo atışlarına başladılar. Bu AK Partide görülen bir şey değildi. Şimdi gelin biraz başa dönelim ve partinin kurulduğu 2001 yılını hatırlayalım, ülke kaos dönemlerinin yaşandığı koalisyon günlerinden kurtulmuş ve yeni vizyon, çağdaş Türkiye, adaletin hâkim olduğu, fakirliğe çare bulan, içerde ve dışarda güçlü ülke vadeden AK Parti ile adeta şaha kalkmıştı. İlk 7 yıl böyle geçti, tabi AK Partinin başarılı olmasının sebebi o tarihteki kurucu irade kadroları idi. Biz unutkan milletiz, yapılan iyilikleri de kötülükleri de çabuk unuturuz, düşünün bir kere uçan Türkiye’yi yöneten kadrolardan bazılarını hatırlayalım, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Mehmet Şimşek, Kemal Unakıtan, Abdullatif Şener, Kürşat Tüzmen, Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Abdulkadir Aksu, Yaşar Yakış ,Ali Coşkun, Bülent Arınç, Osman Pepe, Cemil Çiçek, Bekir Bozdağ, Nurettin Canikli, Ertuğrul Günay ve Lütfü Elvan, evet ülkeyi uçuran, umut vadeden, bomba gibi kadrolar işte bu kadrolar. Türkiye’yi ilk yedi yılda ulaşılması güç olan noktalara getiren kalkınma hızımızı rekorlara koşturan, yol ,köprü, barajlar, ihracatın patlaması, yatırımların hızlanması, hava ulaşımının dünya liderliğine soyunması, hızlı trenler, silah sanayinin  güçlenmesi, dünyada örnek gösterilen ve yatırım için Türkiye’ye akın eden yabancı yatırımcılar, o şaşalı dönemlere imza atan kadrolardan bazıları bu isimler, daha çok sayıda burada isimlerini yazamadığım o dönemin AK Partili kahramanları, ya birer birer tasfiye edildi, yada bir göz işaretiyle görevlerinden ayrılıp sessizce köşelerine çekildiler, işte 20 yıllık bir siyasi partinin ilk yedi yıllık başarı öyküsü ve başarılı kadroları bunlardı. Şimdi o kadrolardan eser yok, kurucular kurulu kadrolarından aktif isimleri hatırlayan var mı hiç zannetmem, ne oldu da yedi yıl sonundan itibaren AK Parti taktik değiştirdi ve insan öğüten bir parti haline geldi, bunun iyi tahlil edilmesi lazım, tabi tarih bu dönemi de çok tartışacak zamanı gelince.

AK PARTİ HER ALANDA TARİH YAZDI.

AK Parti gerçekten tarih yazdı, olumlu adımlarıyla, hatalarıyla, 20 yılda AK Partiyi yaratan kadroların hemen hemen tamamı tasfiye edildi. Bu süre içinde AK Parti, iki cumhurbaşkanı, dört başbakan ve kırkın üstünde bakanı eskitti, dahası bu süre içinde ikibinin üstünde Milletvekili AK Parti sıralarından geldi geçti, kurucu değerler taşıyan bu kadrolardan bugün aktif olarak sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kaldı. Bu tespitler sadece benim değil, çok sayıda ve o dönemde görev yapan eski AK Partililerde bu kanaatteler, bakın o isimlerden birisi de AK Parti Kurucular Kurulu üyesi olan ve eski Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak, milletin büyük çoğunluğunun güvenini alarak iş başına gelen AK partinin 20 yıllık siyasi serüveninin, ilk başarılı yedi yıl sonunda bu kadar güçlü bir partinin nasıl bu hallere geldiğini kısa cümlelerle anlattı. Albayrak bakın hangi cümlelerle AK Parti’nin başarı ve başarısızlık hikayesini özetledi’’ bizler partinin kuruluş anında logosunu bile çok sesle tartışır bulmaya çalışırdık, önceleri partinin logosunun ‘’ Ayçiçeği ‘’ olması düşünülmüştü, ancak bazı arkadaşlar ay çiçeği sadece güneşe dönük bakıyor diye eleştirince bütün ülkeyi kapsasın ve aydınlatsın diye Ampul logosu partinin adı olmuştu. Ancak aradan geçen yıllar içinde AK Parti yüzünü sadece halka dönmesi gerekirken, dönmedik alanı kalmadı. Ortada menfaat, çıkar varsa yüzünü sadece hep o yöne döndü. Bu süre içinde üzücü olan, kurucu irade ve aktörler partide kalmadı. İçeride ve dışarıda verilen taahhütler yerine getirilmedi, zaman AK Partiyi çürütmeye başladı. Parti kendi imtiyazlı sınıfını yarattı ve sonra onu korudu. Kurum ve kurallar zamanla tek adama bağlandı ve tek iradeye geçti. 100 yıllık mirasımızı, çağa ayak uydurmak yerine, ülkeyi orta çağ zihniyetine getirdiler. Yasaklamalar ve yokluk geldi. Adalet, fikir ve devlet, siyasetin emrine girdi. İmtiyazlı azınlıklar idaresi doğdu. Suçu adalet inceler, adaletin siyaseti olmaz. Ülkenin refaha ulaşması için Fetö belasının siyasi ayağı ortaya çıkartılmadı. Bu işin en büyük mesulü AKP’dir. Yapılanlar ortada kendilerini korumak için siyasi ayağını çıkartmaya çalışmıyorlar. Adalet siyasetin emrine girdi. Suçlu terör örgütleri Fetö ve PKK’da olsa, suçu siyasiler tayin edemez.’’ İşte sevgili okuyucularım, yirmi yıllık AKP döneminin sadece bir bölümünü kaleme almaya çalıştım, her şey çok çabuk unutuluyor, biraz hafızalarımızı tazeleyelim diye böyle bir yazıyı kaleme aldım.